YAŞAM - ANNE - ÇOCUK

2 yaş sendromu ile başa çıkmak için 11 ipucu

Çocuklar gelişim evresinde kendi küçük dünyalarını fethetmek ve kendi yollarına gitmek ister. Ancak bunu yaparken, sürekli olarak sınırlamalar ile karşılaşırlar çünkü bir şeyi henüz istedikleri kadar iyi yapamazlar. Çünkü anne-babalarının başka planları vardır ve onların işlerini yapmasına engel olurlar. Çocuk Gelişimci Günseli Arı, 2 yaş sendromu olarak bilinen, bu yaşta ortaya çıkan meydan okuma döneminde bir arada barış içinde yaşamanın püf noktalarını yazdı

2 yaş sendromu ile başa çıkmak için 11 ipucu

Meydan okuma dönemi olan 2 yaş, çocukluğun en kızgın evresidir. 1.5-2 yaş arası çocuklar kendilerini giderek daha fazla keşfederler, kendi istek ve amaçlarının farkına varırlar. Kendilerini annelerinden biraz koparırlar, daha kendi kendine yeten ve bağımsız bir hale gelirler. Becerileri; istek ve ihtiyaçlarını dile getirebilecekleri ölçüde gelişmiştir. 2 yaş civarında ortaya çıkan, 3’üncü doğum gününe kadar ve bazen daha uzun sürebilen meydan okuma aşaması; çocuğun kendi sınırlarını test etmesine ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu belirlemesine yardımcı olur.

2 yaşında meydan okuma aşamasını daha hafif geçirmek için 11 ipucu şöyle sıralanabilir:

Sorun: İstediğini hemen yapmazsanız, çocuğunuz öfke nöbetleri geçirebilir.

Çözüm: Çocuğunuza tam olarak ne yaptığınızı söyleyin. Çocuğunuz oynamak isterse, ona önce bulaşıkları yıkamanız gerektiğini, sonra birlikte oynayacağınızı açıklayın.

Yeni yürümeye başlayan çocuklar, etraflarında olup biten pek çok şeyi anlamazlar. Olan her şeyi anlatarak çocuğunuza güven verin. İsteklerinin duyulacağını ve dikkate alınacağını, ancak hemen değil, X faaliyetlerinden sonra olacağını ona açıklayın.

Sorun: 2 yaşındaki meydan okuma evresinde, sabahları giyinmek bir çileye dönüşebilir. Belli bir tişörtü giymediği ya da annesinden farklı moda zevkleri olduğu için çocuk aniden çıldırabilir.

Çözüm: Seçimi iki seçenekle sınırlandırın. Örneğin çocuğa kırmızı ve mavi bir tişört gösterin ve karar vermesine izin verin. Sonuç olarak, çocuğunuz görüşlerine değer verildiğini hisseder.

İstediği şeyi giymek için hala gözyaşları ve çığlıklar varsa, o zaman siz de teslim olabilirsiniz. Renk seçimi pantolonla tam oturmasa da, bazı noktalarda çocuğunuzu sevindirmek daha önemlidir.


Sorun: Oyun alanındasınız, eve gitmek istiyorsunuz ama çocuğunuz istemiyor.

Çözüm: Çocuğunuz 2 yaşına gelinceye, yani meydan okuma evresinin başlangıcına kadar, artık gitme vaktinin geldiğini söylediğinizde şikayet etmeden sizinle gelir. Oysa artık sinirlenmeye, bağırmaya başlamıştır. Bu nedenle oyun alanından ayrılma vaktiniz gelmeden önce ona bunu söyleyin ve o zamana kadar kayabileceğini veya sallanabileceğini açıklayarak çocuğunuzu yaklaşan değişime hazırlamaya çalışın.

Sorun: Çocuğunuz dün, aynı duruma bugünkünden çok farklı tepkiler vermişti.

Çözüm: Çocuğunuzun şu anki duygusal durumuna bakın. Sadece yetişkinlerin değil, çocukların da farklı ruh halleri vardır. Yorgunluk, açlık ya da sadece ‘kötü’ bir gün, normalden farklı tepkilere neden olabilir.

Çocuğunuzun özellikle hassas olduğunu düşünüyorsanız, bunu hesaba katın ve bolca empati ve sevgi gösterin.


Sorun: Çocuk büyükanneden-büyükbabadan eve her getirildiğinde, öfke nöbetleri artıyor.

Çözüm: Bunun sebebi dedelerin sizden farklı şeylere izin vermesi olabilir. Önem verdiğiniz tüm insanlarla konuşun ve onlarla belirli kurallar üzerinde anlaşın. Muhtemelen büyükbabaların, büyükannelerin ve teyzelerin çocuğunuza birkaç istisna daha vermesine engel olamayacaksınız. Bu nedenle temel yön, tüm denetçiler için aynı olmalıdır; özellikle siz ve eşiniz arasında.

Sorun: Çocuğunuz kendisine veya başkalarına karşı aşırı saldırgan davranışlar sergiliyor.

Çözüm: Yalnızca tehlikeli durumlarda söylenen net bir ‘Hayır’, çocuğa durumun ne kadar ciddi olduğunu gösterir. Örneğin, çocuğunuz başka bir çocuğu ısırırsa… Bu etkili şekilde söylenen ‘hayır'ı yalnızca istisnai durumlarda kullandığınızdan emin olun. Çok sık kullanılırsa etkinliğini kaybeder.

Çocuğunuz 2 yaşında öfke nöbetleri sırasında agresif davranıyorsa, bu tamamen normaldir. Çocukların yaklaşık yüzde 80'i öfkelerini oyuncakları atarak, iterek, ısırarak, tırmalayarak ve vurarak yönlendirir.


Sorun: Çocuğunuz bir külah dondurma görüyor ve onu çok istiyor.

Çözüm: Mümkünse alternatif bir çözümü hazır bulundurmaya çalışın. Çocuğunuza girişteki sevimli köpek yavrusunu veya meyve reyonundaki lezzetli çilekleri gösterin.

Dikkat dağıtma yararlı bir tepki olabilir, ancak kalıcı bir araç olarak kullanılmamalıdır. Çocuk, içinde köpüren durumlardan nasıl kurtulacağını öğrenmelidir.

Sorun: Çocuğunuz sadece sizinle veya sadece ebeveynleri ile öfke nöbetleri geçiriyor.

Çözüm: Çocuğunuzun davranışını iltifat olarak alın. Sizi, sınırlarını test edebileceği mutlak referansı olarak görür.

Yetiştirme tarzınızda yanlış bir şey yapmadınız; çocuğunuz yeni bağımsızlığını öğrenirken sizinle çatışırsa, çoğu şeyi doğru yaptınız demektir.


Sorun: Çocuğunuz merdivenlerden yukarı bir bardak su taşımak istiyor. Yasaklarsanız, bir öfke nöbeti ile karşılaşabilirsiniz.

Çözüm: Çocuk plastik bardak kullanmaya ikna edilmeyi reddediyorsa ve su bardağı değerli bir aile yadigarı değilse, o zaman çocuğunuzun yapmasına izin verin.

Çocuk ne kadar bağımsız hale gelirse, o kadar az işiniz olur. Çocuğunuz görevi tamamlamayı başarırsa özgüveni artacak ve siz de daha fazla güven kazanacaksınız.

Çocuğun mümkün olduğu kadar çok kolay görevi üstlenmesine izin verin ve zorluklarla onu destekleyin. Yardım almadan çok şey yapabileceğini hissetmesini sağlayın. Elbette çocuğunuzu tehlikelerden korumalısınız, ancak daha sonra, örneğin balkon korkuluklarına neden tırmanmasına izin verilmediğini de açıklamalısınız.

Sorun: Çocuğunuz bir oyuna dalmış durumda ama acilen dışarı çıkmanız gerekiyor.

Çözüm: Oyunun ana karakterlerini birlikte seçin ve arabaya bindirin. Çocuğunuz orada oynamaya devam edebilir.

Çocuk ilk başta bu fikre hevesli değilse, o zaman yaratıcı olun. Belki bazı karakterleri küçük bir uçağa bindirip aya çıkarabileceğinizi söyleyebilirsiniz.


Sorun: Çocuğunuz sizi deli ediyor ve artık ne yapacağınızı bilemiyorsunuz.

Çözüm: Derin bir nefes alın. Mümkünse bir an uzaklaşın. Yastıklara veya diğer nesnelere tepki verin. Çocuğunuza asla vurmayın. Çocuğunuza asla ‘küçük bir tokat’ atmayın. ‘O zaman şimdi gideyim, bir daha gelmem’ veya ‘Babana söylerim, sonra seni cezalandırır’ gibi sözlerle çocuğunuzu korkutmayın.

Bazen fiziksel veya duygusal şiddet kullanmamak için çok fazla irade gerekir. Bazı durumlarda çocuğunuza bağırdığınızda, bu durum sonradan sizi çok üzecektir. Bu tip durumlarda özür dileyin ve çocuğunuza neden böyle bir tepki verdiğinizi açıklayın, sonra da kendinizi affedin.

2 yaş meydan okuma aşaması, neredeyse tüm ebeveynler için yorucudur. Her durumda, kendinizi dengelediğinizden ve arada yenilenmek için yeterli zamanınız olduğundan emin olun. Masaj için randevu alın veya rahatsız edilmeden sohbet etmek için bir arkadaşınızla buluşun. Çocuksuz bir veya iki saat bile iç dengenizi yeniden kazanmanıza yardımcı olabilir.


Önceki ve Sonraki
Haberler
istanbul psikolog psikolog