Bu yaz eşarp yeniden her yerde! Ama bu kez mesele klasik anlamda ‘zarif bir fular’ kullanmak değil. Daha rahat, daha günlük, biraz da elde ne varsa onunla kombin yapma hali var. Yani yeni bir şey almak zorunda değilsiniz. Evde bir çekmecede duran eski bir eşarp, annenizden kalan desenli bir fular ya da yıllardır kullanmadığınız ince bir kumaş parçası bile bu işi görebilir.
Eşarbı mükemmel bağlamaya çalışınca işin büyüsü biraz kaçıyor. Fazla düzgün durduğunda, sanki ayna karşısında gereğinden uzun vakit geçirilmiş gibi bir his verebiliyor. O yüzden küçük bir kayma, gevşek bir düğüm, saçın arasından rastgele görünen bir renk çoğu zaman daha iyi. Eşarp en çok, fazla uğraşılmamış gibi durduğunda güzel.
Eşarp kullanmaya nereden başlanır derseniz, en risksiz yer çanta. Çünkü saçınızla, boynunuzla, kıyafetinizin kalıbıyla uğraşmanız gerekmiyor. Düz bir çantanın sapına küçük bir eşarp bağladığınızda kombin bir anda daha kişisel görünüyor. Çok büyük bir hamle değil ama ‘bir şey düşünülmüş’ hissi veriyor.
Burada işin ayarı önemli. Çanta zaten desenliyse eşarbı sade tutmak daha iyi. Çanta düzse desenli bir eşarp kullanmak daha güzel durur. Yani ikisi aynı anda bağırmasın yeter. Bir de fazla muntazam fiyonk yapmak yerine, gelişigüzel bağlanmış gibi duran küçük bir düğüm çoğu zaman daha iyi sonuç verir.
Saçta eşarp kullanımı bazen çok romantize ediliyor. Sanki hepimiz sabah kalkınca saçımıza eşarp bağlayıp Amalfi’de limon ağaçlarının arasından denize iniyormuşuz gibi anlatılıyor. Gerçek hayat tabii biraz daha farklı. Yazın saç bazen kabarır, bazen yapışır, bazen de insan uğraşmak istemez. Eşarp tam burada işe yarıyor.
At kuyruğuna ince bir eşarp bağlamak, topuzun etrafına dolamak ya da bandana gibi kullanmak en kolay yöntemlerden. Eşarp zaten tek başına kombine bir hareket katıyor. Dolayısıyla yanına bir de desen, büyük takı, iddialı ayakkabı ekleyince iş biraz kalabalıklaşabiliyor. Eşarbın basit bir gömlek, düz bir tişört ya da jean gibi sakin parçalarla daha iyi anlaşmasının sebebi bu.
Burada kendinizi fazla ‘Pinterest kızı’ gibi hissetmek istemiyorsanız, eşarbı çok öne çıkarmadan kullanabilirsiniz. Saçın arasından biraz görünen, rengi belli olan ama bütün kombini ele geçirmeyen bir kullanım daha doğal durur.
Eşarbı boyna bağlamak klasik bir hareket. Fakat fazla düzgün, fazla sıkı, fazla simetrik bağlayınca hemen resmi bir havaya girebiliyor. Daha güncel görünmesi için biraz gevşek bırakmak, yana kaydırmak ya da gömleğin içinden hafifçe göstermek daha iyi.
Mesela açık yakalı beyaz bir gömlek düşünün. İçine ince bir fular yerleştiriyorsunuz ama bağırmıyor, sadece biraz renk veriyor. Ya da düz bir atletin üzerine küçük bir eşarp bağlıyorsunuz; kombin bir anda daha şehirli görünüyor. Bu kadar. Bazen olay gerçekten bu kadar küçük bir dokunuşta.
Ama burada da şunu unutmamak lazım: Eşarp desenliyse kıyafetlerin geri kalanı biraz sakin kalmalı.
Eşarbı kemer gibi kullanmak çok hoş durabiliyor. Özellikle jean, keten pantolon ya da düz bir elbise üzerinde güzel bir hareket yaratıyor. Ama bu kullanım biraz daha stil cesareti istiyor. Herkesin günlük hayatında rahat edeceği bir şey olmayabilir.
Burada da zorlamaya gerek yok. Eğer belde eşarp size fazla iddialı geliyorsa, trendi uygulamak için bunu yapmak zorunda değilsiniz. Çantaya bağlamak ya da saçta kullanmak da gayet yeterli. Trend dediğimiz şey zaten birebir kopyalanınca değil, kişiye uyarlanınca güzel.
Plajda ise büyük eşarplar daha kullanışlı. Pareo gibi bağlanabilir, omza alınabilir, çantaya atılabilir. Tatil valizinde az yer kaplayan ama birkaç farklı işe yarayan parçalar her zaman avantajlıdır.
Eşarp seçerken insanın gözü hemen en desenli, en renkli, en gösterişli olana gidiyor. Ama kullanacağınız eşarp genellikle en gösterişli olan değil, dolabınızdaki parçalarla en iyi anlaşan eşarp oluyor.
Çok fazla beyaz, denim, bej, siyah, lacivert giyiyorsanız; içinde bu tonlara eşlik eden bir desen seçmek daha mantıklı. Daha renkli giyinmeyi seviyorsanız kırmızı, mavi, sarı, yeşil gibi daha canlı tonlara gidebilirsiniz.
Önemli olan diğer bir konu ise kumaş seçimi. Çok sert duran eşarplar saçta ve belde kaba görünebilir. Daha yumuşak, daha akışkan kumaşlar yazın daha iyi durur. Özellikle küçük fularlar ve ince kare eşarplar günlük kullanımda daha rahat.
Eşarp bu yazın en görünür aksesuarlarından biri olabilir ama onu başrole koymak zorunda değiliz. Bazen çantaya bağlanan küçük bir desen, bazen saçta görünen ince bir renk, bazen boyunda gevşek duran bir fular yeterli oluyor.
Bence eşarbın en güzel tarafı da bu: Gardırobu baştan aşağı değiştirmeden, mevcut parçaların havasını tazeliyor. Beyaz gömlekle başka, jeanle başka, keten elbiseyle başka, sade bir çantayla bambaşka durabiliyor.
Eşarp kullanırken fazla uğraşılmış görünmekten korkuyorsanız, onu biraz daha rahat kullanın. Mükemmel bağlamayın. Çok hesaplı durmasın. Kombinin üzerine sonradan eklenmiş ama oraya aitmiş gibi görünsün. Bu yaz eşarp kullanmanın en iyi yolu galiba tam olarak bu, Onu büyük bir stil hamlesi gibi değil, küçük bir kişisel detay gibi düşünmek. Çünkü bazen kombini değiştiren dokunuş yeni bir parça değil, eski bir parçaya başka gözle bakmaktır.