EN ÇOK
OKUNAN
İYİ HİSSET - SAĞLIK

Çocuklarda diş gıcırdatma nedenleri ve tedavisi

Çocuklarda diş gıcırdatma farklı dönemlerde ortaya çıkan ve birçok nedene dayanabilen bir sorun. Çocuk Diş Hekimi Dr. Dilara Uysal detaylı bilgi verdi.

profil
BT Ekip
27.02.2020
Çocuklarda diş gıcırdatma nedenleri ve tedavisi

Bruksizm; Amerikan Uyku Bozuklukları Birliği tarafından, diş sıkma ve gıcırdatmanın olduğu, çiğneme sisteminin periyodik hareket bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Amerikan Uyku Bozuklukları Birliği tarafından bruksizm sınıflandırması yapılmış, “uyku bruksizmi” ve “uyanıklık bruksizmi” olarak iki ayrı başlıkta incelenmiştir. Uyku bruksizmi ve uyanıklık bruksizminin farklı nedenleri ve risk faktörleri olduğunun unutulmaması gerekir. Uyanıklık bruksizmi, strese bağlı gelişebilen, gün boyunca bireyin yapabildiği, yarı istekli diş sıkma ve gıcırdatma aktivitesi iken, uyku bruksizmi, diş hekimliğinde ve uyku tıbbında gözlenen, uykunun REM fazında görülen orofasiyal harekettir. Çocuklarda genellikle uyku bruksizmi ile karşılaşılır. İlk süt dişi sürmesini takip eden 1 yıl içerisinde ortaya çıkar ve tüm süt dişlerinin düşmesi, kalıcı dişlerin ağız içerisindeki yerlerini alması ile genellikle ortadan kalkar.  


Diş gıcırdatmanın en sık karşımıza çıkan nedeni; çocuklarda çiğneme ile ilgili olan kas ve sinir sistemi tam olarak gelişmemiştir. Büyüme ile birlikte zaman içerisinde gelişim gösterecektir. Aynı zamanda büyüme döneminde ağız içerisinde ve çenede sürekli bir hareket ve gelişim söz konusudur. Süt dişlerinin sürmesi, süt dişlerinin köklerinin gelişimlerini tamamlaması, yaş aldıkça köklerinin yeniden erimesi, yerine gelecek olan kalıcı dişlerin çene kemikleri içerisinde gelişip sürmeye başlaması, alt ve üst çenenin büyümesi gibi örneklerle ağız içerisindeki ve çene kemiklerindeki hareketleri örneklendirebiliriz. Büyüme gelişim dönemindeki fizyolojik kabul edilen bu hareketler sırasında diş ve çevre dokularındaki sinir uçları, kaslar uyarılır. Bunun sonucu olarak da çocuklar özellikle geceleri uyku sırasında diş gıcırdatırlar. Hatta ebeveynlerin yan odadan diş gıcırdatma sesini duyabileceği kadar şiddetli seviyeye ulaşabilir. 


Büyüme gelişim her çocukta farklılık gösterdiği için diş gıcırdatma her çocukta farklı dönemlerde artış gösterebilir. 0-2 yaş aralığında süt dişlerinin sürmeye başlaması ile diş gıcırdatma karşımıza çıkar. 4-6 yaş arasında süt dişlerinin köklerinin erimeye başlaması ve kalıcı dişlerin sürmeye başlamasını takiben diş gıcırdatmanın şiddetinde artış gözlenebilir. Ve bu olay zaman zaman artış ve azalış göstererek büyüme süreci tamamlanana kadar devam eder. Süt dişlerinde diş gıcırdatmanın belirtisi olarak gözlenen diş aşınmaları, süt dişlerinin yerine gelecek kalıcı dişlere yer açılması bakımından önem taşır. Tüm kalıcı dişlerin ağız içerisine sürmesi ve köklerinin gelişimini tamamlamasına kadar geçen süre içerisinde diş gıcırdatma fizyolojik yani doğal kabul edilir. 


Çocuklarda diş gıcırdatmanın nedenlerinden ikincil sebeplere bakacak olursak; stres, kişilik özellikleri ve kaygı problemleri, hayatındaki ani değişimler (okul değişikliği, okul hayatındaki başarı düşüklüğü, ebeveynler arasındaki sorunlar ve boşanmalar, kardeş kıskançlığı vb.) gibi psikolojik nedenler sıralanabilir. Çocuklarda bu gibi dışsal etkenler diş gıcırdatma seviyesindeki artışa neden olmaktadır. Çocukta belirgin bir şekilde davranış değişikliğinin de eşlik ettiği ani diş gıcırdatma artışı gözlenen bu gibi durumlarda çocuk gelişim uzmanları ve psikologlardan destek almakta fayda vardır. Zaman içerisinde davranışların ve duygusal durumun düzelmesi ile birlikte eğer diş gıcırdatma seviyesinin artışındaki etken psikolojik ise bruksizm şiddetinde azalma gözlenir.


Çocuklarda alerji, üst solunum yollarındaki sorunlar ve büyük geniz eti, bademcik problemleri nedeni ile gözlenen nefes darlığı, alt -üst çene ve dişler arasındaki uyumsuzluk da (diş çürükleri, düzensiz dolgular sebebi ile oluşan oklüzal  problemler) diş gıcırdatmanın diğer nedenlerini oluşturur. Diş hekimi ve kulak burun boğaz uzmanının muayenesi sonrası teşhis edilen bu gibi problemlerin çözümü ile çocukta diş gıcırdatmanın seviyesinde azalış gözlenir.


Diş gıcırdatmanın bir diğer nedeni ise gastrointestinal problemlerdir. Bağırsak parazitleri (Enterobius vermicularis) çocuğun davranışında değişimlere sebep olabilmekte ve bu da beraberinde diş gıcırdatmayı getirmektedir. Yalnız unutulmamalıdır ki bağırsak parazitinden şüphelenmek için ilk belirti diş gıcırdatma değildir. Çocukta beslenme bozukluğu, ani kilo kaybı, halsizlik, karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma, gaitada farklılık, anüste kaşıntı bağırsak parazitinin ilk belirtileri arasında sıralanabilir. Diş gıcırdatma bağırsak parazitinin yan belirtisidir. Bağırsak paraziti teşhisi ancak çeşitli medikal testlerle anlaşılır. Tekrar hatırlatmak isterim ki büyüme gelişim döneminde diş gıcırdatmanın tamamen ortadan kalkmasını beklemek doğru değildir. Çünkü esas etken büyümenin bir getirisidir ve fizyolojiktir. Ebeveynler tarafından belirtilen sadece diş gıcırdatma şikayeti önemli değildir, gelişimin bir parçasıdır ve endişe edilmemesi gerekir.


Çocuklarda diş gıcırdatmanın tedavisi için öncelikle diş gıcırdatmanın nedeninin doğru belirlenmesi gerekir. Etiyolojik faktör ortadan kaldırıldığı zaman diş gıcırdatma fizyolojik seviyeye çekilebilir. Çocuk diş hekiminin yapacağı klinik muayene ve anamnez değerlendirmesi sonrası diş gıcırdatmanın varlığı, şiddeti, ve nedeni belirlenir. Eğer ki muayene sonrası diş gıcırdatma şiddetinin büyümenin getirisinden daha fazla ve nedeninin psikolojik, fiziksel (alerji, üst solunum yollarındaki sorunlar ve büyük geniz eti, bademcik problemleri nedeni ile gözlenen nefes darlığı) yan sebeplere de dayandığını teşhis etmişse, çocuğu konsültasyon için alanında uzman psikolog ve kulak burun boğaz doktorlarına yönlendirmelidir. Bunun yanında dişlerdeki çürüklerin tedavisinin yapılıp, düzensiz dolguların onarılması ve oklüzal düzensizliklerin ortadan kaldırılması gerekir. Çocuklarda diş gıcırdatma tedavisinde yetişkinlerdeki bruksizm tedavisi için kullanılan ağız içi gece plaklarının kullanılması, yetişkinlerin aksine çocuklarda büyüme gelişimi kısıtlayarak olumsuz etki yaratır. 


Büyümenin bir getirisi olan diş gıcırdatmanın ileri yaşlarda eklem problemlerine sebep olmaması için önlem alınması gerekir. Ağız içerisindeki dengenin bozulmaması ve oklüzal düzensizliklerin oluşmaması adına erken diş kayıplarından kaçınmak gerekir. Çocuğun erken yaşta diş hekimi ile tanışıp, ebeveynlerin ağız diş sağlığı ve bakımı, beslenme düzeni hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Diş çürükleri ve bunun getirisi olabilecek diş kayıplarının önüne geçebilmek için çocuğun erken yaşta koruyucu tedavilerden faydalanması gerekir. Aynı zamanda koruyucu uygulamalar diş gıcırdatması ile oluşan diş aşınmalarının yaratacağı hassasiyetin de önüne geçer. 


Önceki ve Sonraki
Haberler