Paris Haute Couture Haftası'nın en çok beklenen defilelerinden biri de Balenciaga idi. Markanın başındaki isim olan Pierpaolo Piccioli, Balenciaga için hazırladığı ilk haute couture koleksiyonunu Paris'teki Cité Internationale Universitaire'de sundu.
Bu, Roma doğumlu tasarımcı Pierpaolo Piccioli'nin, Mayıs 2025 sonunda tarihi moda evinin yeni kreatif direktörü olarak onaylanmasının ardından, bu marka altında sunduğu ilk koleksiyon olma özelliğini de taşıyor.
Pierpaolo Piccioli, Balenciaga Haute Couture'deki merakla beklenen ilk koleksiyonunda, markanın heykelsi kodlarını kendi imzası olan romantizmle harmanladı. Paris Uluslararası Üniversite Şehri'nin avlusunda sunulan 2026 Sonbahar/Kış defilesi, öğlen güneşinin altında gerçekleşti ve açık hava ortamı, titizlikle hazırlanmış giysilere hareket hissi kattı.
Piccioli'nin Valentino yıllarından beri uzun süredir birlikte çalıştığı İngiliz şarkıcı Anohni'nin müzikleriyle desteklenen koleksiyon, baştan sona duygusal bir alt metin taşıdı. Tasarımcının önceki çalışmalarının izleri belirgin olsa da, bu ilk koleksiyon Balenciaga için yeni bir dönemin başlangıcı gibiydi.
Koleksiyon boyunca doku ön plandaydı; minimalist siluetler, incelikli haute couture teknikleriyle dönüştürülmüştü. Tüylü, bol kesimli pantolonlar, boru şeklinde işlemeler ve ipeksi püsküllü detaylar, sade ve mimari şekillere derinlik katarken, terzilik ve akıcı dökümlülük, her bir görünümde kusursuz bir şekilde birleşti.
Koleksiyonda öne çıkan parçalardan biri, tamamen özel dikim bir korsajı ve yumuşakça akan bir eteği olan sade siyah bir tişört elbise idi; bu da Piccioli'nin yapıyı kolaylıkla dengeleme yeteneğini vurguluyordu.
Abiye kıyafetler de aynı felsefeyi izliyordu. Bunlar arasında, dökümlü pileli şifonla tamamlanmış heykelsi siyah bir büstiyer elbise de yer alıyordu. Başka bir yerde, 24.000'den fazla parçalanmış gazar yaprağıyla süslenmiş, dramatik, askısız bir elbise, hafifçe esintide salınarak, Piccioli'nin Balenciaga'daki ilk haute couture dönemini tanımlayan şiirsel işçiliği yansıtıyordu.
Bu lansman; markanın daha yumuşak, daha romantik bir vizyonunu işaret ediyor; duygu ve fantezinin ön plana çıktığı bir vizyon.