EN ÇOK
OKUNAN
YAŞAM - TEKNOLOJİ

Apollo 13'ün zamanlama sırrı

Tarihin en ünlü cümlelerinden "Houston, we have a problem'' 11 Nisan 1970'de Ay'a adım atmak üzere fırlatılan Apollo 13 mürettebatına ait. Ekibin beklenmeyen arızalar sonucu acilen Dünya'ya geri dönme başarısındaki yardımcıları ise OMEGA saatleri. İşte bu yolculuğun hikayesi...

profil
BT Ekip
15.04.2020
Apollo 13'ün zamanlama sırrı

Apollo 13 görevi, 11 Nisan 1970’de kalkışa geçtiğinde ne görev ekibi ne de yer kontrol, gerçekleşecek drama ve neredeyse felaketle sonuçlanabilecek olayları tahmin etmiyordu. Deneyimli astronot James Lovell tarafından yönetilen mürettebat Ay’a gitmek üzere görevlendirilmişti. Bu görev insanlığın üçüncü kez Ay yüzeyine ayak basışı ve Apollo görevlerinin bir sonraki başarılı bölümü olacaktı. 

Komuta modülü pilotu Jack Swigert ve Ay modülü pilotu Fred Haise ile birlikte 3 astronot da 1965 yılından beri resmi NASA görevlerinin bir parçası olan OMEGA Speedmaster Professional Chronograph kullanıyorlardı. Her zaman olduğu gibi saatler görevin vazgeçilmez bir parçasıydı. OMEGA Speedmaster’ı geliştiren ve ilk kez test eden NASA mühendisi James Ragan’ın söylediği gibi; “ Saatler kritik bir yedek sistem görevi görüyor. Eğer astronotlar yer ile iletişimlerini kaybeder ya da dijital zamanlayıcılarda problem olursa güvenebilecekleri tek şey bileklerindeki saatleri olur.

Apollo 13 fırlatıldıktan 2 gün sonra gerçekten büyük bir problem meydana geldi. Gemide bir oksijen tankı patladığında servis modülünde meydana gelen hasar, astronotları zor bir duruma soktu. Ay görevi iptal edildi, artık görev mürettebatı güvenle Dünya’ya döndürmekti.

Houston tarafından yönetilen yenilikçi kurtarma stratejisi, astronotları Ay modülüne yönlendirmeyi planlıyordu. Ancak bu modül, bu kadar çok sayıda insanı  Dünya'ya dönüş için yetecek süre hayatta tutabilecek özellikte üretilmemişti. Enerji tasarrufu yapabilmek için mürettebat neredeyse tüm sistemleri kapattı ve dijital zamanlayıcılar devre dışı kaldı. Astronotlar uzayın karanlık ve dondurucu ortamının insafına kalmıştı.

Apollo 13 Dünya'ya inişte birçok ciddi zorlukla karşılaştı.  NASA günlerce her an değişen parametreler ışığında çalıştıktan sonra, son engele gelindiğinde OMEGA’nın dakikliğine başvuruldu. Mekik ortalama 60-80 mil hızla Dünya'ya doğru sürüklendiğinden, atmosfere yanlış açıyla girecek ve iniş şansı bulamadan uzay boşluğuna geri dönecekti. Bu nedenle mekiğin rotasını manuel olarak yeniden ayarlamak için 14 saniyelik bir yakıt tüketimi gerekiyordu ve hesaplamalarda hataya yer yoktu. Dijital zamanlayıcılar çalışmadığından, Lovell Dünya’yı ufuk çizgisi gibi kılavuz olarak kullanırken, Swigert OMEGA Speedmaster Chronograph’ını yanma zamanlamasını hesaplamak için kullandı. Görev komutanı Lovell o anı şöyle anlatıyor; “ Jack bileğindeki OMEGA saat ile bizi eve döndürecek hesaplamaları yaparken ben de uzay aracının kontrolünü üstlenmiştim.

Eşsiz manevranın kusursuzca işlemesiyle, Apollo 13, 142 saat 54 dakika sonra; 17 Nisan’da Güney pasifik’e güvenle indi.  Saat görevini başarıyla yerine getirmişti.

5 Ekim 1970’de  OMEGA, insanlı uzay görevlerine olan başarılı katkılarından ötürü NASA’nın “Gümüş Snoopy Ödülü” ne layık görüldü. Ödül yaratılırken NASA’nın resmi olmayan maskotu Snoopy seçilmişti. Snoopy ciddi durumları bile kolaylaştırdığı için NASA’nın bekçi köpeği olmuştu.

Bugün halen gümüş iğne, OMEGA’nın uzay araştırmalarındaki tarihini ve Apollo 13’ün başarılı başarısızlığında oynadığı rolü hatırlatıyor. 
 

Önceki ve Sonraki
Haberler