EN ÇOK
OKUNAN
YAŞAM - HABER

Düğün takılarına hukuki yorum

Aile kurmak, toplumun devamlılığı için gerekli olan bir faktördür. Çünkü insanoğlu yapısı gereği yalnız yaşayamaz, bu sebeple eski çağlardan beri kendisine toplumu oluşturan yapılar kurmuştur. Birey aile kurarken, çevresinden aldığı dayanışma ile gönül bağı kurduğu insanla beraber bir emek, bir çaba içerisinde nişan, düğün gibi faaliyetler gerçekleştirir. Sadece çevre değil aynı zamanda hukuk normları da kurulan bu yapıları korumak için yardımcı olmaktadır. Düğünler ne kadar eğlenceli ve zahmetli olsalar da arka planda hukuki uyuşmazlıklar bulunabilir. Düğünde takılan altınlar ve paralarla çıkan uyuşmazlıklara da hukuk çare bulur…

profil
Av. Elvan Kılıç
04.02.2022
Düğün takılarına hukuki yorum

Düğünde takılan takıların- bu takılara hukuken ziynet eşyası denilmektedir- kime ait olduğu sorunu sık sık ortaya çıkmaktadır. Hukuken bu sorun çözülse de, hatta Yargıtay tarafından bu duruma açıklık getirilse de uygulamada farklı durumlar ortaya çıkmaktadır.

Düğünde takılan altın ile para bağış niteliğindedir ve kadının mülkiyetine geçmiş olduğu kabul edilir. Yani kendisine takıldığından itibaren takılar artık kadınındır, onun malıdır. Medeni Kanun hükümlerine göre evin ihtiyacını karşılamak kocanın yükümlülüğü altındadır. Bunun içindir ki kocanın, altınları ailenin gereksinmeleri için harcamış olması, bunları aynen veya bedelini ödeme yükümlülüğünden kurtarmaz; koca eşinin izni olmadan ona takılan altınları alıp kullanamaz. Kadının, ziynet eşyalarını rızası ile ortak giderler için harcanmak üzere verdiğinin ispatlanması halinde erkeğin ziynet eşyalarının bedelini iade etme yükümlülüğü ortadan kalkar. Yani bu durumda kadının rızası ve onayı aranmaktadır. Daha önce aile mahkemelerinde bir süredir boşanma aşamasında açılan ziynet eşyaları ve takı paralarının iadesi davalarında, ‘Takı kime takılmışsa onundur. Kocaya takılmışsa, kocanındır’ şeklinde kararlar çıkıyordu. Ayrıca Yargıtay’ın eski kararında, erkeğe takılan takılar erkeğin ‘kişisel malı’, kadına takılanlar da kadının ‘kişisel malı’ sayılıyordu. Ancak bu görüş artık değişti. Yargıtay, düğünde takılan takıların geline ait olduğu görüşünde. Aksine bir anlaşma ya da o yöreye özgü bir gelenek ya da örf-adet kuralı yoksa; ziynetler de, takı paraları da kadına aittir. Tabii ki uygulamada geline karşı çıkarak gelinin takılarını alan erkek tarafı problemi devam etmektedir. Ya da tam tersi bir durum da olabilmektedir. Birçok kişi takıları elinden alındığı için mağdur olmaktadır. Bu durumda takıların iadesi istenebilir.


Takılan takı ve paralar kim tarafından alınmış olursa olsun kadına aittir. Bu ziynet eşyalarında iki tür istisna getirilmiştir. Kanuna göre, kadın rıza verirse bir daha hiç iadesi istenmeyecek şekilde düğündeki ziynet eşyaları kocaya verilebilir. Bir diğer istisna ise, kadının rızası ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup evin veya kurulan yeni yaşamın müşterek ihtiyaçları için harcanmasıdır. Örneğin müşterek evin tadilat masraflarına, düğün masraflarına veya beyaz eşya masraflarına harcama yapıldığı koca tarafından ispatlanırsa, koca ziynet eşyalarını iade etmek zorunda değildir. Bu hususun ispatlanması zor ama imkansız değildir, genelde tanıkla ispatlanır. Dava açıldığı zaman delil listesinde gösterilen tanıklar akraba olsun veya olmasın, doğruyu söyleyip maddi gerçeği aydınlattığı sürece etkili olabilirler.

İade davası açılmadan önce şu husus dikkate alınmalıdır: Türk Medeni Kanunu’nda 2002 sayılı sonrası kural olarak edinilmiş mal rejimi esas alınmış olsa da anılan Kanun’un 220. maddesinde ziynet eşyaları kişisel mal olarak kabul edilmiştir. Mal rejiminin başlangıcında yani evlilik başlangıcında eşlerden birine verilen, bağışlanan ziynet eşyaları kişisel mal olarak kabul edilmiştir.

Ziynet eşyalarının sahibi olan eş boşanma sonrası mal tasfiyesinde malların iadesinde ziynet eşyaları yani düğün takıları konusunu gündeme getirebileceği gibi, tasfiye davasının öncesinde ve dışında başka bir dava ile de ziynet eşyalarının iadesini sağlayabilir. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi düğünde takılan takılar kişisel eşyaya girmektedir. Evlilik içinde alınan altın, takı veya başkaca değerli eşyalar için de aynı sonuç söz konusudur.

Ziynet eşyaları davası açarken ziynet eşyalarının aynen iadesi, bu mümkün değilse bedelinin ödenmesi talebinde bulunulmalıdır. Düğün takıları iadesi davasını görmeye görevli ve yetkili mahkemeye davalının yerleşim yeri Aile Mahkemesidir. Dava ziynet eşyalarının rızası dışında elinden alındığını iddia eden taraf tarafından diğer eşe karşı açılacaktır.


Önceki ve Sonraki
Haberler