YAŞAM - ANNE - ÇOCUK

Karne gününde velilere tavsiyeler

2023-2024 eğitim öğretim yılı yarıyıl tatili bugün başlıyor. Karne günlerinde çocukları yargılamadan, sakinliğimizi koruyarak, suçlayıcı tavırlar yerine yapıcı bir şekilde konuşarak, ona düşünme ve kendini gözlemleme fırsatı verecek sorular sorarak, kimseyle karşılaştırmadan, cezalandırmadan ve başarıyı abartmadan, sadece onun her durumda yanında olduğumuzu belirtecek konuşmalar yapmalıyız

profil
BT Ekip
19.01.2024
Karne gününde velilere tavsiyeler

Karne günleri, öğrencilerin bir dönem boyunca yaptıkları çalışmaların ve verdikleri çabaların değerlendirildiği ve onlara ‘tatili’ hatırlatan önemli günlerin başında geliyor. Online eğitim platformu tonguçAKADEMİ'nin rehberlik öğretmeni Çağla Akyavaş, karne gününde velilerin çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda tavsiyeler verdi.

Öğrenciler ve veliler karne notlarını artık e-okul üzerinden görebildikleri ve ortalamalarını hesaplama şansı bulabildikleri için karneler onlara sürpriz olmayabilir. Ortalaması belli olan, takdir-teşekkür belgesi alma şansı olmayan veya istediği başarıyı yakalayamayan öğrenciler, ailelerinin verecekleri tepkiden çekinmeye başlayabilirler. Buradaki ilk önerimiz, velilerimizin düzenli olarak öğrencinin e-okul hesabını kontrol ederek öğrencinin akademik takibini yapması ve kötü notlar üzerine yapılacak konuşmaları karne gününe bırakmamasıdır.

Karne, bir sonuç olmaktan ziyade çocuklarımızın eksiklerini fark ederek bir sonraki dönem daha başarılı olmaları için atmamız gereken adımları bize gösteren bir araçtır. Bu nedenle çekirdek ailenizin olduğu bir ortamda bir dönemi özetleyen, çocuğunuzla ilgili gözlemlerinizi ona aktardığınız, onun gözünden de bu dönemi ve kendini dinlediğiniz bir değerlendirme konuşması yapabilirsiniz. Ayrıca, karnedeki iyi notları için pahalı hediyeler alınan, karnesi tüm akrabalara gösterilen ve sosyal medyada paylaşılan çocuğun gözünde, başarı bir araç olmaktan çıkarak aile içinde onaylanma ya da sevilme nedeni haline gelir. Çocuk bilinçaltında ‘Ben başarılı olduğum sürece seviliyorum’ hissiyatına kapılır ve ileride herhangi bir konuda beklediği başarıyı yakalayamamak, böyle bir çocuk için oldukça yaralayıcı olabilir.


Çocuklarının başarısında her veli biraz payı olduğunu düşünebilir. Gerektiğinde özel ders aldırmak, dershaneye göndermek, kitaplar almak, yapamadığı soruları çözmek… Veliler başarıyı nasıl kabul ediyorsa başarısızlığı da aynı şekilde kabul edebilmelidir. Belki çocuğunun ders çalışma stilini inceleyip ona uygun önerilerde bulunmak, derslerini ve notlarını düzenli olarak e-okuldan takip etmek, kullanılan metotlarda değişikliğe gitmek ve ona huzurlu bir aile ortamı sağlamak gerekebilir. Başarısının önünde dışsal engeller varsa (bilinçsiz sosyal medya kullanımı, derslere ilgisiz arkadaş ortamı, öğretmenle arasındaki iletişimsizlik veya çatışmalar gibi) bu engellerle baş edebilmesi için çocuğunuzla gözlemlerinizi paylaşabilir ve onu dinleyerek sorunlarına çözüm üretebilirsiniz. Başarılı olamamanın altında yatan nedenler içsel de olabilir. Dikkat eksikliği, odaklanma süresinin azlığı, çok yönlülük, unutkanlık, program yapamama, işlenen konuların zor gelmesi ya da ilgisini çekmiyor olması, zaman yönetimi, verimli ders çalışma tekniklerini bilmiyor olması gibi. Bu tip durumlar için çocukla, öğretmeniyle ve okulun rehberlik servisiyle görüşülüp ona göre adımlar atılmalıdır.

Çocuklar, anne ve babalarının zekalarını ve yeteneklerini elbet alabilirler. Fakat akademik başarının bu durumla bir ilgisi yoktur. Anne ve babalar kendi öğrencilik yıllarında çok başarılı olmuş, iyi okullarda öğrenim görmüş olabilirler. Durum böyle bile olsa çocuğunuzun sizin gibi olmayabileceğini unutmayın. Siz matematiği kolay bulabilir ve çok analitik bir zekaya sahip olabilirsiniz ancak çocuğunuz bu kavramları anlamakta zorlanıyor olabilir. Sizin ezberiniz çok kuvvetliyken çocuğunuz bunu yapmayı sevmiyor ve çabuk unutuyor olabilir. Ona sizin gibi öğrenebildiğini farz ederek yardım etmeye çalışırsanız, derslerden daha çok soğumasına neden olabilirsiniz. Çocuğunuzun farklılıklarına saygı duyarak neye yeteneği varsa, zeka türü ve öğrenme şekli nasılsa ona göre çocuğunuza yardımcı olmalısınız.


Çocukların tatilde bolca dinlenmelerini ve hobileriyle uğraşmalarını sağlamalıyız. Sömestr tatilinde de her gün öğrencilerin ders çalıştığını görülüyor. Sınava hazırlanan öğrenciler için bu durum absürt olmamakla beraber ara sınıflar için -karneler iyi olmasa bile- yoğun bir ders çalışma temposuna gerek yoktur. Öğrenci 1. dönemdeki eksiklerini kapatmak adına konu anlatım çalışmaları yapabilir veya test kitaplarında dönem içinde çözmediği kısımları çözebilir. Ancak önemli olan dinlenmek, hobilerle ilgilenmek, aile ve arkadaşlarla geçirilen güzel zamanları artırmaktır diyebiliriz.

Sonuç olarak karne günlerinde çocukları yargılamadan, sakinliğimizi koruyarak, suçlayıcı tavırlar yerine yapıcı bir şekilde konuşarak, öğrenciye düşünme ve kendini gözlemleme fırsatı verecek sorular sorarak, kimseyle karşılaştırmadan, cezalandırmadan ve başarıyı abartmadan, sadece onun her durumda yanında olduğumuzu belirtecek konuşmalar yapmalıyız. Unutmayalım ki eğitim hayatı sadece karneden ibaret değildir. Şimdi yapılacak yanlış davranışlar, öğrencinin gelecek eğitim hayatını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle anne-babalar; çocuklarına olumlu geri bildirimler vererek hem öz saygıları, hem de akademik hayatları için destekleyici adımlar atmalıdır.

Önceki ve Sonraki
Haberler
istanbul psikolog psikolog