İYİ HİSSET - SAĞLIK

Virüs kaygısı ile baş etmenin yolları

Sosyal medyayı takip ediyorsanız hem ondan uzaklaşamadığınızı hem de ona bakmadan edemediğinizi birçoğunuz fark etmiştir. Koronavirüs burada ve haber akışları korkuları arttırıyor. Okul kapanmaları, sosyal toplantıların yasaklaması, ekonomideki çalkalanma, sosyal mesafe, seyahat yasakları, öpüşme sarılma ve temasın yasaklanması…Sizin de benim gibi tüm bunların içine girdiğinizde kalbiniz sıkışıyor ve engellenmiş hissediyor musunuz? Virüsün yok sayılması ve bahsedilmemesi iyi bir önlem değildir, ancak aşırıya kaçma ve aşırı reaksiyonlar da iyi değildir. Bu sert değişiklikleri gördüğünüzde ve belirsizlikle karşılaştığınızda kaygılanmak çok doğal. Çözüm; sağduyulu, mantıklı yaklaşmak ve kendinizi strese sokmamaktır. Bu durumlarda, şiddetli değişiklikler ve bilinmeyen nedeniyle panik, koronavirüsün kendisinden daha hızlı yayılabilir.

profil
Zümra Atalay
16.03.2020
Virüs kaygısı ile baş etmenin yolları

Belirsizlik bizi neden rahatsız eder? Beynin “hayatta kalma”dan sorumlu bölümü sürekli olarak dünyanızı güncelliyor ve neyin güvenli neyin güvenli olmadığı hakkında yargıda bulunuyor. Zihinsel olarak belirsizlik tehlikeye eşit olduğundan, beyin her türlü denenmemiş hikayeyi günde yüzlerce kez oluşturur. Beyniniz köşede ne olduğunu bilmiyorsa, sizi zarardan uzak tutamaz. Her zaman en kötüsünü kabul eder, tehditleri aşırı kişiselleştirir ve sonuçlara atlar. (Beyniniz kesinlik uğruna neredeyse her şeyi yapacaktır). Ayrıca, hayatta kalma adına, tehditleri abartmak ve bunlarla başa çıkma yeteneğinizi küçümsemek için zorlanıyorsunuz. Kesinlik sorgulandığında, stres tepkiniz hızla gider, stres tepkinizi anında uyandırır, sizi harekete geçirmeye ve güvenliğe götürmek için cesaretlendirir. Kesinliği beklemek, milyonlarca küçük kesintiyle işkence gibi hissedebilir. Bazen beyin etkiyi azaltmak için bir şekilde sonucu öğrenmeyi tercih eder. Araştırmalar, acı çekmenin, belirsizlik beklemekten daha sakinleştirici olduğunu gösteriyor çünkü ağrı kesindir. 

Bonus: Belirsizlik ortamında sağlıklı kalabilmek için neler yapılabilir? 


Bununla birlikte, tetikte, sakin ve sağduyulu olmak ve uzmanların önerilerini takip etmek önemlidir:
•   Hastaysanız işe gitmeyin, kendinizi 14 gün boyunca karantinaya alın ve halka açık yerlerden kaçının.
•  Ellerinizi sık sık 20 saniye sabunla yıkayın veya diğer insanların bulunduğu yerleri içeren herhangi bir aktiviteden eve döndüğünüzde %60'dan fazla alkol bazlı el dezenfektanı kullanın.
•    Sosyal mesafe koyun
•    Yüzünüze dokunmaktan kaçının.
•    El sıkışmayın. 
•    Işık düğmelerine dokunmak için dirseğinizi kullanın. 
•    Kapı kollarını peçete ile tutun mümkün oldukça temas etmeyin.
•  Marketlerde kolu ve çocuk koltuğunu silmek dahil olmak üzere mağazalarda dezenfektan mendil kullanın.
•  Mümkünse, tek kullanımlık bir mendile öksürün veya hapşırın ve sonrasında atın. Dirseğinizi sadece ihtiyacınız olduğunda kullanın.
•  Proaktif olun ve bağışıklık sisteminizi güçlü tutun, uykusuz kalmayın, egzersiz yapın ve iyi beslenin.

 


Bu kriz sırasında zihniniz her şeydir. Perspektifiniz, kontrolünüzün ötesinde bir durumda kontrol edebileceğiniz en güçlü şeydir.  Tekrarlayan düşünceler ve kötümserlik gibi bazı stresli düşünce kalıplarının, stresimizi daha hızlı yaşlayıp daha erken öldürebilen telomerlerimizi (kromozomlarımızın sonundaki kılıflar) kısaltabileceği keşfedildi. Bu yüzden, ellerimizi yıkamanın yanı sıra, felaket senaryolu düşünceleri de aklımızdan temizlememiz gerekmektedir. Evet, işler farklı olacak ama kendinize sizi korkutan virüs mü yoksa korkunç değişiklikler mi, kontrol edilemeyen ve sizi korkutan belirsizlik mi olduğunu sorun...



“Şu anda korona virüsü ile ilgili kaygılar zihnimde belirmeye başladı”, “ Ben veya sevdiklerim yakalanır mıyız diye düşünüyorum” , “ya her şey daha kötüye giderse” diye bir düşünce geçti.

Bonus: Anda kalabilmenin yolları


Gökyüzü bulutlardan daha geniş ve kapsayıcıdır. Zihniniz de düşüncelerden daha geniştir ve onları kapsar. Böyle baktığınızda olumsuz veya zorlayan senaryolar yani kara kasvetli bulutlar gibi, bir tarafta güneş veya mavilikler de olduğunu görürsünüz. Yani zihninizde de belki de her şeyin gelip geçeceğine dair veya umut dolu düşüncelerin de olduğunu görebilirsiniz. Ve en önemlisi gökyüzü sabittir orada beliren her şey geçici. Tıpkı zihninizin sabit düşüncelerin gelip geçici olması gibi... 


Beden hep şimdi ve buradadır. Kaygılar ve korkularınız ise şu an için gelecekte. İçinde bulunduğumuz an en gerçek ve somut andır. Bedeninizi fark ederseniz bu ana yani kaygının değil de gerçekliğin olduğu ana gelirsiniz. Örneğin şu an kalbim çarpıyor, göğsümde bir sıkışma veya omuzlarımda gerginlik hissediyorum.


Bedeninizi rahatlatmak zihninizi rahatlatmaktan daha kolay olduğu için zihninizi rahatlatmaya yardımcı olur. Buna en yardımcı olacak araç nefesinizdir. Nefes alın dörde kadar sayın bu arada tüm bedeninizi gerin ve yavaşça vererek rahatlatın. Bunu gün içinde istediğiniz kadar uygulayabilirsiniz. Nefes bizi sadece rahatlatmaz aynı zamanda bu ana getirir ve bu da kaygımızı azaltır.


Sizin için güvenli ve rahat bir ortam seçin sandalyede veya yerde bağdaş kurarak oturun. Telefonunuzun alarmını 5 dakika sonraya kurun ve telefonunuzu uçuş moduna alın. Oturuşunuz dik ve rahat olsun. Gözlerinizin kapatın ve dikkatinizi sadece nefesinize yönlendirin. Nefes alın, takip edin ve verin. Tıpkı bir halka gibi nefesinizin döngüsünü takip edin. ‘Al nefes takip et ve ver.’ Zihninize her düşünceler geldiğinde nazikçe tekrar nefesinize dönün. Beş dakikanın sonunda kendiniz ve tüm evren için sağlık, güven ve huzur dileyerek bitirin.


Zihniniz bulanmaya düşünceler gelmeye başladığında sakin bir yere oturun ve tıpkı kar küresinin bir süre sabit kaldığında karlarının dibe çöküp berraklaşması gibi siz de bir süre sakince ve nefesiniz yardımıyla durursanız zihninizde beliren düşüncelerin dinginleştiğini gözlemleyebilirsiniz. Bu 6 maddenin her birini tek tek uygulayabileceğiniz gibi aşamalı olarak vakit ayırıp çalışabilirsiniz. Ayrıca deneyimlerinizi yazabilir ve sonra bir kez de okuyabilirsiniz. Bu belirsiz günlerde elimizden geleni yaptıktan sonra kaos ortamlarında gergin olmanın bize faydası olmayacağını bilmek ve sakinliğin,  dinginliğin ve bekleyebilmenin de bir alternatif olduğu bilgeliğine sahip olmamız dileğiyle, sevgiler…
 


Önceki ve Sonraki
Haberler