İYİ HİSSET - SAĞLIK

Tüm ayrıntılarıyla yumurta dondurma işlemi

Doğurganlığı korumak ve ileri yaşlarda sağlıklı gebelik şansını artırmak amacıyla gerçekleştirilen yumurta dondurmaya olan ilginin yükseldiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Çiğdem Yayla Abide, 35 yaşından önce toplanan yumurtaların başarıyı artırdığını söylüyor. Abide, ileri yaşlar için doğum planlanması yapan kadınların düzenli olarak yumurtalık rezervini kontrol ettirmesinin gerektiğini belirtiyor

profil
BT Ekip
03.12.2023
Tüm ayrıntılarıyla yumurta dondurma işlemi

1986 yılında gerçekleşen ilk canlı doğumunun ardından tüm dünyada yaygınlaşan ve doğurganlığı koruma yöntemlerinden biri haline gelen yumurta dondurma işlemi 2010 yılından itibaren Türkiye’de de uygulanıyor. İlk yıllarda yalnızca kanser hastalarının başvurabileceği yumurta dondurma işleminin 2014 yılında yayınlanan yönetmelikle kapsamı genişletildi ve evli veya bekar, düşük yumurtalık rezervi olan her kadın için yumurta dondurma hakkı sundu. Özellikle son 5 yıldır yumurta dondurma taleplerinde büyük bir artış olduğunun altını çizen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Çiğdem Yayla Abide, şunları söylüyor: “Günümüzde kadınlar, kariyer planlaması, eğitim, çalışma hayatı, uygun eş arayışı, ikinci çocuğa hazır olamama gibi sebepler veya sağlık sorunları nedeniyle doğurganlıklarını ertelemekte. Bu süreçte de yumurta kalitesi azalmakta, yumurtalarda kromozomal sorunlar ortaya çıkabilmekte. Yumurta dondurma işlemi tam da bu noktada kadının doğurganlığını korumak ve ileri yaşlarda sağlıklı gebelik şansını artırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz bir uygulama. Özellikle son 5 yıldır bu konuya büyük bir ilgi var. Henüz hiç doğum yapmamış düşük yumurtalık rezervi olan, aile öyküsünde erken menapoz hikayesi olan, kemoterapi, radyoterapi tedavileri ve yumurtalık rezervine zarar verecek ameliyatlar öncesinde yumurta dondurma işlemi gerçekleştirilebilir. Hiçbir hastalığı ve erken menapoz hikayesi olmayan, yumurta rezervleri normal kişilere yumurta dondurma işlemi uygulanmıyor.”


Kadınlarda gebe kalma şansının en fazla 25’li yaşlarda iken, 30 yaşından sonra azaldığına, 35 yaşından sonra ise belirgin düşüşe geçtiğini belirten Abide, yumurta dondurma işleminin 35 yaşından evvel gerçekleştirilmesini öneriyor: “Yumurta dondurma işlemi sonrası gebelik oranlarını belirleyen iki önemli faktör; kadının yumurta dondurduğu andaki yaşı ve dondurulan yumurta sayısı. 35 yaşın altında 8-10 yumurta dondurulması yüzde 55-60 gebelik şansı tanır. Yumurta rezervi az ise bu işlemi birden fazla kez yapmak gerekir. 35 yaş üstü kadınlarda 8-10 yumurta dondurulsa bile gebelik şansı yüzde 30 üzerine çıkmamaktadır.”


Yumurta dondurma işleminin tüp bebek uygulamasına benzer şekilde yapıldığını belirten Abide, sözlerine şöyle devam ediyor: “Öncelikle yumurtaları büyütmek için hormon tedavisine başlıyoruz, ultrason ve hormonlarla yumurtalardaki folikülleri takibe alıyoruz. Yumurtalar 18-20 mm’e ulaştığında (genelde 10-11 gün sürmektedir) çatlatma iğnesi yaparak yumurtaları olgunlaştırıyor ve 34-36 saat sonra OPU işlemi ile yumurtaları toplayarak embriyologlara teslim ediyoruz. Toplanan olgun yumurtalar vitrifikasyon denilen hızlı dondurma yöntemi ile donduruluyor ve -196 derecede sıvı nitrojen içeren saklama tanklarında saklanmaya başlıyor.”

Saklama koşullarının çok önemli olduğunun altını çizen Abide, güvenilir embriyoloji laboratuvarları tercih edildiğinden emin olunması gerektiğini de ekledi. 5 yıl süreyle saklanabilen dondurulmuş yumurtaların, Sağlık Bakanlığı izni ile daha uzun süre de saklanabileceğini aktaran Abide, “Her yıl hastanın onayı ile 5 yıla kadar uzatılabilen saklama süresi, 5 yıldan sonra Sağlık Bakanlığı’na verilecek dilekçe ile daha da uzatılabilir. Yumurtalar bu sayede 10 yıl sonra bile çözdürüp kullanılabilir. Onay ve dilekçe süresi geciktirildiğinde heyet kararı ile yumurtalar imha edilebilmektedir” dedi.

Yumurtaları dondurduktan sonra çözdürene kadar geçen sürenin başarıyı etkilemediğini belirten Abide, literatürde 15-30 yıl sonra bile çözdürüp canlı doğum oluşabildiğinin görüldüğünü belirtti.


Yumurta dondurma işlemi esnasında hastaya covid teşhisi konulursa tedaviye ara veriliyor. Bu süreçte ortaya çıkabilecek gribal enfeksiyon gibi sağlık sorunlarının da tedaviyi erteletebiliyor. Kanser tanısı konduktan sonra tedavisi henüz başlamamış hastalara yumurta dondurma işlemi bekletilmeden hızla yapılabiliyor. Kanser hastalarının yumurta dondurma işlemlerinin kısa bir sürede gerçekleştirdiklerini belirten Abide, meme kanseri hastalarında tedaviye anti-östrojen ilaçlar eklendiğini ve bu sayede östrojen hormonunun artma riskini azalttıklarını belirtti. 


Dondurma işleminden önce evli hastaların sıklıkla sordukları sorular arasında yer alan ‘Yumurta mı, embriyo mu dondurulmalı?’ konusunda açıklama yapan Abide, şunları söyledi: “Embriyo dondurulması yapıldıysa ve çiftler boşandıysa, embriyoların imha edilmesi gerekiyor, bu embriyolar artık kullanılamaz. Bu sebeple risk almak istemeyen evli hastalarımız yumurta dondurma seçeneğini tercih ediyor.”

Toplanan taze yumurta veya dondurulmuş yumurta ile yapılan tüp bebek tedavilerinde başarı oranına da değinen Abide, “Bu konu birçok hastamızın merak ettikleri arasında yer alıyor. Yumurta dondurulması demek, yumurta hücresinin metabolizmasının geçici olarak durdurulmasıdır. Vitrifikasyon yöntemi ile buz kristallerinin oluşumu önlenir ve yıllarca ölmeden yumurta hücrelerinin saklanması sağlanır. Yapılan birçok çalışmaya göre başarı oranının aynı olduğunu söylemek mümkün.”


Önceki ve Sonraki
Haberler
istanbul psikolog psikolog