EN ÇOK
OKUNAN
İYİ HİSSET - SAĞLIK

Amniyon kesesi hakkında bilmeniz gerekenler

Gebeliğin değerlendirilmesi açısından; amniyon kesesinin yapısı ve gelişimi gibi durumlar oldukça önemlidir. Peki, amniyon kesesinin ne olduğunu, ne işe yaradığını ve yapısını merak ediyor musunuz? Amniyon kesesi ve amniyon sıvısı hakkında merak ettiğiniz her şey bu yazıda!

profil
Prof. Dr. Bülent Tıraş
16.11.2019
Amniyon kesesi hakkında bilmeniz gerekenler

Amniyon kesesi nedir?
Amniyon kesesi, gebelikte anne karnındaki bebeği çevreleyen ince duvarlı bir kesedir. Bu kese, bebeği yaralanmalara, basınca ve diğer olumsuz koşullara karşı korumaktadır. Aynı zamanda, bebeğin sıcaklığını düzenlemeye ve bebeğe hareket kolaylığı sağlanmasına da yardımcı olur.  


Plasenta ve amniyon sıvısı
Plasenta, gebelik döneminde rahmin duvarına bağlı bir bölümdür. Anne karnındaki bebeğinizin kan kaynağını sizinkinden ayrı tutmaya ve ikisi arasında bağlantı kurmaya yaramaktadır. Kurduğu bağlantı, plasentanın bebeğinizin kendi kendine yapamayacağı işlevleri yerine getirmektedir. Plasenta, bebeğinize göbek kordonu ile bağlanmaktadır ve o da amniyon kesesi içerisinde yer almaktadır. 
Plasenta aracılığı ile, kan kaynağınızdan oksijen ve besinler bebeğinize geçer. Atık maddeler ise, göbek kordonu aracılığıyla plasentaya ve ardından kan dolaşımınıza vücuttan atılmak için geri döner. Plasenta ayrıca, bebeğinizin gelişimine katkı sağlayan hormonların üretiminde de rol almaktadır. Bununla birlikte, anne karnındaki bebeği enfeksiyonlara ve bakterilere karşı korumaya da yardımcı olmaktadır. Ancak; virüslere, nikotin, alkol ve kullanılan ilaçlara karşı bir koruma sağlamamaktadır. 
Amniyon sıvı, amniyon kesesi içerisindeki hamilelikten sonraki 12 gün içerisinde oluşan berrak, sarı renkli bir sıvıdır. Bu sıvı, rahim içerisinde bebeği çevrelemektedir ve pek çok önemli işlevi bulunmaktadır. Amniyon sıvısı, bebeğin gelişimi için hayati bir öneme sahiptir. Bununla birlikte, rahimdeki amniyon sıvısının çok düşük ya da çok düşük olması da çeşitli olumsuz koşullara neden olabilir. 

 

Amniyon sıvısının kaynağı 
Bebek, anne rahminde, amniyon kesesinin ieçrisindeyken, amniyon sıvısının içerisinde bulunur. Amniyon sıvısı ile çevrili olan bebek, amniyon kesesinin içerisinde büyüyüp gelişmektedir. Amniyon sıvısı, gebelik döneminde çeşitli önemli rollere sahiptir. Bebeğin kas-iskelet gelişimi için önemli olan fetal hareket için fiziksel bir alan yaratır. Ayrıca, bebeğin akciğer ve gastrointestinal sistemlerinin gelişimi için gerekli olan fetal yutmayı da sağlamaktadır. Bununla birlikte; göbek kordonunun sıkışmasına ve travmalara karşı da bebeği korumaktadır. Hamileliğin 10. haftasında, amniyon sıvısının hacmi yaklaşık 30 ml iken, 16.haftada bu rakam 200 ml’e çıkmaktadır. Hamileliğin son üç ayına gelindiğinde, amniyon sıvısının hacmi 800 ml’e kadar ulaşmaktadır. Amniyon sıvısının yaklaşık %98’lik kısmı sudan oluşmaktadır. Geri kalan %2’lik kısım bebekten gelen tuz ve hücrelerdir. Ayrıca, bazı besinler, hormonlar ve antikorlar da içermektedir. 


Amniyon sıvısının görevleri nelerdir?
•    Bebeğin anne karnında hareket etmesini sağlar ve kas ve iskelet sistemini geliştirir. 
•    Bebek, amniyon sıvısını içeri ve dışarı solur. Bu da, akciğer gelişimine yardımcı olur. 
•    Isıyı içeride tutarak bebeğin sıcak tutulmasını sağlar. Rahim içindeki sıcaklığın tutarlı kalmasına da yardımcı olur. 
•    Rahme gelebilecek darbelere karşı korur. 
•    Bebeğin amniyon sıvıyı yutması, sindirim sistemini geliştirdiği anlamına gelir. 
•  Göbek kordonundaki sıkışma, bebeğin beslenmesini engelleyebilir. Amniyon sıvısı, göbek kordonunun sıkışmasını önlemektedir. 

 

Oligohidramniyos nedir?
Oligohidramniyos; hamilelikte amniyon sıvısı hacminin beklenenden daha az olması durumudur. Bu durum, genellikle ultrason muayenesi sırasında teşhis edilmektedir. Amniyon sıvısının yeterli miktarda olması, fetal hareketlerinin ve gelişiminin normal olması açısından oldukça önemlidir. Oligohidramniyos; bu durumları riske sokabilir ve göbek kordonunun sıkışmasına neden olarak ölümle sonuçlanabilir. Gebelikte, anne adaylarının yaklaşık %5’inde oligohidramniyos görülmektedir. En sık görüldüğü dönem, hamileliğin son üç ayıdır. Genellikle; 
•    Böbrek ya da idrar yollarının gelişimi ile ilgili problemler,
•    Plasentanın bebeğe yeterli miktarda kan ve besin sağlamaması, 
•    Sızıntı ya da zarlarda yırtılma, 
•    42 haftadan uzun süren gebelikler, 
•  Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kronik hiposki ve gebelik zehirlenmesi gibi durumlar nedeniyle görülmektedir. 

 

Polihidramniyos nedir?
Polihidramniyos; hamilelikte amniyon sıvısı hacminin beklenenden daha fazla olması durumudur. Genellikle; gebelik diyabeti, fetal yutma ile birlikte fetal anomalileri, fetal enfeksiyonlar ve diğer nadir görülen nedenlere bağlı olarak görülmektedir. Polihidramniyos tanısı, ultrason muayenesinde elde edilmektedir. Sorunun büyüklüğü, amniyon sıvısının hacminin fazlalığı ve ciddiyetine bağlıdır. Erken doğum gibi komplikasyonlara neden olabilir. 

 

Amniyotik bant nedir?
Amniyotik bant; fetüsün uzuvları ve diğer kısımlarını ayıran amniyotik kesenin neden olduğu, nadir görülen bir durumdur. Bu durum, zarların ne kadar sıkı sarıldığına bağlı olarak çeşitli sorunlara neden olabilir. Amniyon zarının yırtıldığı ya da dış zarının zarar gördüğü durumlarda ortaya çıkmaktadır. Anne karnındaki bebek, hala sıvı içinde yüzmeye devam etmektedir; ancak amniyotik banda maruz kalmaktadır. Bu doku, fetüsün etrafına dolanabilir. Komplikasyonları hafif ya da şiddetli olabilir. Hafif olduğu durumlarda, bebeğin el ve ayak parmaklarını bir bant sarabilir. Daha şiddetli durumlarda, bant bebeğin kolu ya da bacağının etrafını sarabilir ve bu da, hareketinin kısıtlanmasıyla sonuçlanabilir. Bu durum, kan kaynağının azalmasına neden olmaktadır. 


 

Önceki ve Sonraki
Haberler