EN ÇOK
OKUNAN
YAŞAM - SEYAHAT

İstanbul keşifleri: Yerebatan Sarnıcı

Üç imparatorluğun başkenti İstanbul dünyanın en özel şehirlerinden biri... Tarihçi yazar Meliha Nur Çerçinli ile İstanbul'un en özel noktalarını keşfe başlıyoruz. İlk adresimiz Yerebatan Sarnıcı!

profil
BT Ekip
17.09.2020
İstanbul keşifleri: Yerebatan Sarnıcı

İstanbul şehri,  tarihte üç büyük imparatorluğa merkez olmuştur. Şehrin güzelliğinin nice destanlara, efsanelere konu olması boşuna değildir.  Havasını soluyan her insanın kendisinden sonraki nesle bıraktığı kültürel iz, kadim bilgi ve deneyim öylesine kıymetlidir ki... Bu açıdan bakıldığında şehrin bünyesinde var olan tüm sanat eserlerinin ruhunda,  insandan insana sirayet eden bu nahif dokunuşu görmek mümkündür. Bu bağlamda Yerebatan Sarnıcı önemli bir örnektir. Hem şehrin hafızasını gösterir hem de gölgede kalan ancak bir o kadar da sağlam ve dingin duruşu gözler önüne serer.


Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 532 yılında inşa edilmiştir. Yaklaşık 10.000 metrekarelik bir alana sahiptir. Topkapı Sarayı ve civarının su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmıştır. Bu nedenle, 100.000 tona yakın su depolama kapasitesi vardır. İstanbul’un fethinden sonra bir süre daha kullanılmış ancak daha sonra atıl durumda bırakılmıştır. Fransa Kralı I. Francois’in temsilcisi unvanıyla İstanbul’a gelen P. Gyllius’un seyahatnamesinde yer vermesi ile yeniden dikkatleri üzerine çekmiştir. Osmanlı döneminde III. Ahmet ve II. Abdülhamit zamanlarında tadilat geçirmiştir.


Yapının içine girdiğinizde kendinizi adeta bir sarayda hissedebilirsiniz. Birbirlerine nizami olarak dizilmiş mermer sütunlar arasında dolaşırken, günlük koşuşturmacaları ardınızda bıraktığınızı, gündelik yaşamın karmaşasından kurtulduğunuzu fark edebilirsiniz. Mimari açıdan farklı taşların kullanıldığı sarnıçta, çeşitliliğin yaratmış olduğu ahenk sizi çepeçevre sararken önünüzdeki merdivenlerinden inmek bir rüya alemine uzanan mistik bir yolculuk havası yaratabilir. 


Tabii bu mistik etkide sarnıcın içinde yer alan ve bir sürü efsaneye konu olmuş Medusa Başları’nın etkisi de büyüktür. Kimilerine göre Medusa koruyucu güce sahiptir ve bu güç tüm şehri koruyacak mahiyettedir. Kimilerine göre ise fiziksel olarak sütunları desteklemesi amacıyla sadece ihtiyaçtan dolayı sarnıca yerleştirilmiştir.


İstanbul’un ihtişamını ve büyülü tarihini hatırlamak isteyenlerin haftanın her günü ziyaret edebilecekleri bu yapı, geçmişin her daim meraklılarına kapılarını araladığı gerçeğini modern insana yeniden ve yeniden anımsatan nadide bir eser. Sudan yansıyan harflerle yaşamın anlatıldığı bir değere temas etmek isterseniz doğru adres... 

Mutlaka okuyun: İstanbul'da gizli 5 yer


Önceki ve Sonraki
Haberler