EN ÇOK
OKUNAN
YAŞAM - EV

‘Bridgerton’un yapımcısı Shonda Rhimes, diziyi New York'taki evinin dekorasyonuna taşıdı

Şu sıralar en çok izlenen dizilerin arkasındaki isim olan ünlü yapımcı Shonda Rhimes, yine yapımcılığını üstlendiği ve önümüzdeki günlerde ikinci sezonuyla izleyiciyle buluşacak olan sevilen dizi ‘Bridgerton’ın atmosferini, New York’taki dairesine de taşımış

‘Bridgerton’un yapımcısı Shonda Rhimes, diziyi New York'taki evinin dekorasyonuna taşıdı

‘Grey’s Anatomy’, ‘Bridgerton’ ve ‘Inventing Anna’ gibi son dönemin en çok izlenen dizilerinin yapımcısı Shonda Rhimes, New York Manhattan’daki dairesinin kapılarını Architectural Digest dergisinin Nisan sayısına açtı. 52 yaşındaki Rhimes, ‘Bridgerton’ dizisinden esinlenerek dekore edilen evi hakkında dergiye verdiği röportajda, “Bir süredir ‘Bridgerton’ romantizmine dalmıştım, bu yüzden evime de bu romantizmi yansıtmak istedim. Benim hayatımda her şey birlikte dönüyor” dedi.

Ünlü yapımcının evini dekore ederken bir başka büyük ilham kaynağı ise ödüllü yönetmen Mike Nichols’ın Diane Sawyer ile paylaştığı dairesi olmuş: “Nefes kesici bir evdi. Olağanüstü teraslar ve bu ışık kalitesi ile çok zarif bir şekilde dekore edilmiş çok özel bir yer. O zaman, ‘Tanrım, bir gün böyle bir yerde yaşamayı çok isterim’ diye düşündüğümü hatırlıyorum.”

Shonda Rhimes, bu renkli evini tasarlaması için, daha önce Los Angeles’taki evinde de birlikte çalıştığı eski Beyaz Saray iç mimarı Michael S. Smith ile anlaşmış. Enerjik ama geleneksel dekorun hakim olduğu dairede Çin tarzı duvar kağıtları, çok sayıda yaldızlı mobilya ve aksesuar ile çağdaş ve antika parçalar bir arada kullanılmış.

Rhimes, evinin çok renkli ve desenli olması hakkında şunları söylüyor: “Michael, şöminenin her iki yanında oturmak ve pencerelerden dışarı bakmak, yazmak ya da oturup bir kahve içmek, veya sadece ışığın tadını çıkarmak için harika küçük köşeler yarattı. Çalışabileceğim ya da pencereden dışarıyı izleyebileceğim çift taraflı bir masa var. Neler olduğunu merak ederek çoğunlukla çatılara veya diğer insanların balkonlarına bakıyorum. Bu, kafanızda hikayeler yaratmaya çalıştığınızda çok yardımcı olur. Bu karakterlerle yaşıyorum ben.”

Önceki ve Sonraki
Haberler