YAŞAM - ANNE - ÇOCUK

 Otoriter çocuk eğitimi neden geçmişte kaldı?

Otoriter eğitim, daha çok geçmişte yaygın olan katı bir ebeveynlik tarzını ifade eder. Bu tarzda, ebeveynlerin güçlü bir hiyerarşik düzeni benimsediği ve çocuğun uyması gereken katı kuralları belirlediği görülür. Bu kurallara uymamanın cezayla sonuçlandığı ve çocuğun kendi eylemlerinde söz hakkının olmadığı bir ortamda yetiştirilmesi esastır. Ancak günümüzde, bu tarzın çağdaşlığı ve etkinliği tartışmalı hale gelmiştir

profil
Günseli Erşengün
28.03.2024
 Otoriter çocuk eğitimi neden geçmişte kaldı?

Otoriter ebeveynler, çocuğa zorlukla veya çok zor karşılayabileceği taleplerde bulunabilirler. Çelişkilere, sorulara ve müzakere alanına izin verilmez; çocuğun düşüncesi önemsenmez. Otoriter ebeveynlik tarzında ebeveyn-çocuk arasındaki ilişki soğuktur. Sert bir ses tonu ve az miktarda şefkat ve yakınlık da çocuğun ihtiyaçlarını göz ardı eder. Çocuk ancak ebeveynlerinin beklentilerini karşılıyorsa övgü bekleyebilir.


Otoriter ebeveynlik örneği olarak şu senaryoyu düşünelim: Aile birlikte alışverişe gider. Kızlarının kış için yeni bir cekete ihtiyacı vardır. Kız, annesine en sevdiği renk olan pembe bir ceket alıp alamayacaklarını sorar. Anne, hiçbir açıklama yapmadan, otoritesini kullanarak mavi bir ceket alınması konusunda ısrar eder. Kız, görmezden gelindiğini hisseder ve talimatı anlamadığı için ağlamaya başlar. Anne, bu davranışa tahammül edemez ve kızın öğleden sonra arkadaşıyla oynamasını yasaklar. Otorite tarafından belirlenen sınırlar vardır, ancak çoğu zaman çocuklar bu sınırları anlamazlar ve bu da özgüvenlerinin azalmasına yol açabilir.


Otoriter yetiştirme tarzının etkilerini düşündüğümüzde, çocukların genel gelişimi ve davranışları üzerinde önemli bir negatif etkiye sahip olabileceği açıktır. Bu tarzın yaygın olduğu zamanlarda, çoğu çocuk bu koşullar altında büyümüştür. Ancak günümüzde, yapılan araştırmalar, otoriter ebeveynliğin çocuklar üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu göstermektedir.

1960'larda toplum, bu katı otoriter yetiştirme tarzını sorgulamaya başlamıştır ve anti-otoriter eğitim gibi alternatifler geliştirilmiştir. Otoriter yetiştirme tarzının çocuklar üzerindeki etkileri şunlar olabilir

  • Özgüven eksikliği
  • Bireyselliğin, yaratıcılığın ve kendiliğindenliğin bastırılması
  • Kişisel deneyimlerin kısıtlanması
  • Kişisel gelişimin engellenmesi
  • İtaatkar bir rol benimsenmesi
  • Bağımsızlık azlığı
  • Karar verme yetisinin zayıflığı
  • Saldırganlık ve sinirlilik eğilimi

Otoriter yetiştirme tarzının çocuklar üzerindeki etkileri genellikle yetişkinlik dönemine kadar devam eder. Bazı durumlarda çocuklarda, duygusal destek ve ilgi eksikliği nedeniyle zihinsel bozukluklar gelişebilir.

Ancak her çocuğun tepkisi farklıdır ve içsel gücü ve karakteri bu etkileri belirlemede önemlidir. Ayrıca, otoriter yetiştirme tarzının uygulanma şekli de önemlidir ve hassas çocuklar için daha dikkatli olunması gerekebilir. Bu çocuklar, dış etkilere daha fazla maruz kaldıkları için otoriter ebeveynlikten daha fazla etkilenebilirler.


Otoriter ebeveynlik tarzı, saf haliyle artık modası geçmiş bir durumda. Katı hiyerarşiler, aşırı cezalandırma ve çocuğun kendi kimliği üzerinde söz sahibi olamaması, genellikle zihinsel sağlık sorunlarına ve ilerleyen yaşlarda düşük özgüvene neden olabilir. Otoriter davranışlar temelde kötü değildir ancak bu tarz, çocukların özgür gelişimini engelleyebilir. Bu nedenle, otorite figürü ile çocuk arasında sağlıklı bir denge ve eşitlik olmalıdır. Çocukların ihtiyaçlarını ifade etmeyi öğrenmeleri ve düşüncelerini özgürce paylaşabilmeleri önemlidir. Bu şekilde yetiştirilen bireyler, kendi kararlarını verebilen ve özgüvenleri yüksek bir yaşam sürebilirler.


Empati ve iletişim: Çocuğun duygularını anlamak ve onlarla sağlıklı iletişim kurmak önemlidir. Empati, çocuğun ihtiyaçlarını ve duygularını anlamaya yardımcı olur ve güven duygusunu artırır.

Sınırlar ve özgürlük dengesi: Çocuğun özgürlüğü ve bağımsızlığı teşvik edilirken, aynı zamanda sınırların belirlenmesi ve uygun rehberlik sağlanması önemlidir. Bu şekilde çocuk, sorumluluk almayı ve doğru kararlar vermeyi öğrenir.

Olumlu takviye: Çocuğun başarılarını ve doğru davranışlarını takdir etmek, olumlu bir özsaygı geliştirmesine yardımcı olur. Olumlu takviye, çocuğun motivasyonunu artırır ve olumlu davranışları teşvik eder.

Model olma: Ebeveynler, çocuklarına iyi bir model olmalıdır. Kendi davranışlarıyla istedikleri değerleri ve davranışları göstermek, çocuğun doğru örnekleri takip etmesine yardımcı olur.

Esneklik: Her çocuğun farklı olduğunu unutmamak önemlidir. Esneklik, çocuğun bireysel ihtiyaçlarına ve özelliklerine uygun bir yaklaşım geliştirmeyi sağlar.

Eğitim ve destek: Ebeveynler, çocuklarının eğitimine ve gelişimine aktif olarak katılmalı ve gerektiğinde destek sağlamalıdır. Okul, sosyal çevre ve diğer faktörlerle ilgili olarak çocuğa rehberlik etmek önemlidir.

 

Tüm bunlar, daha kapsamlı ve sağlıklı bir ebeveynlik anlayışı oluşturmanıza yardımcı olabilir.


Önceki ve Sonraki
Haberler
istanbul psikolog psikolog