Lacoste, yeni global marka kampanyasıyla yalnızca bir koleksiyonu değil, köklerine uzanan bir hikayeyi yeniden anlatıyor. Tenisten doğan ve yıllar içinde özgür bir Fransız zarafetine dönüşen bu miras, Maison’un imzası olan ‘Hayat Güzel Bir Spordur’ söyleminin geri dönüşünü simgeliyor.
Kampanya filmi sporu bir performans alanının ötesine taşıyor; bir duruş, bir jest, bir oyun ve yaşam biçimi olarak yaklaşan bir bakış açısı sunuyor.
Lacoste ile tenis arasındaki köklü bağ, marka elçisi ve spor tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Novak Djokovic ile güçlü bir şekilde yeniden hayat buluyor.
İkonik kampanya filmleriyle tanınan yönetmen Fredrik Bond tarafından çekilen Lacoste’un yeni kampanya filmi; diyaloglar yerine ritim, beden dili ve bakışların gücüne dayanıyor. Estetik anlayışı, gerçekçilik ile stilize edilmiş bir görsellik arasında aydınlık bir dengede duruyor.
Kampanya görselleri de filmin yansıttığı yaklaşımı güçlü bir şekilde devam ettiriyor.
Gündelik ve tanıdık sahnelerin içinde bir tenis topu beliriyor. Ancak bu top, yalnızca hareketi başlatmıyor, onu görünür kılıyor. Bedenler tenis ve modanın kesişiminde, dengelerini kaybedip yeniden bulan akışkan pozlarla hareket ediyor.
Modaya dair aydınlık ve iyimser bakış açısıyla tanınan fotoğrafçı Angelo Pennetta imzasını taşıyan seri; Polo tişört, pileli etek, Lenglen çanta gibi Lacoste’un ikonik parçalarını doğal ve çağdaş bir estetikle öne çıkarıyor.
BETC ile geliştirilen kampanya, Eyfel Kulesi’nin siluetinin eşlik ettiği Paris fonunda görüntülenen marka elçisi Wang Yibo’yu da kapsıyor. Onun varlığı, hem ustalıkla kontrol edilen hem de kendiliğinden gelişen hareket anlayışını doğal bir zarafetle somutlaştırıyor.