İYİ HİSSET - SAĞLIK

Daha sağlıklı ilişkiler nasıl kurabiliriz?

Yönetici & İlişki Sistemleri Koçu Miray Demirer, sağlıklı ilişki başlatabilmenin ve sürdürebilmenin temel noktalarını buseterim.com.tr okuyucuları için yazdı.

profil
BT Ekip
31.08.2018
Daha sağlıklı ilişkiler nasıl kurabiliriz?

Hayatımızın temelinde kurduğumuz ilişkiler yer alır. İlişki kurmayı, ilk olarak bebekliğimizde annemizle kurduğumuz ilişkide öğrenmeye başlıyoruz. Büyürken içinden yetiştiğimiz ailede gördüğümüz ilişki kurma biçimleri, bizim ileride kuracağımız ilişkiler için birer örnek oluyor.

Bu sebeple, ilk ilişki tanımımız ailede oturduğu için, gerek partnerimizle gerekse iş veya sosyal yaşamımızda kurduğumuz ilişkilerde, ailemizde nasıl gördüysek o şekilde davranmayı doğru biliyoruz.

Çocukken kendimizi sağlıklı yapılandırabilmemiz için ailemizden alacağımız dört önemli kavram var. Bu dört kavram, mevcut iş veya özel yaşamımızda kurduğumuz ilişkilerde yaşadığımız ve aradığımız duyguları, beklentilerimizi ve ihtiyaçlarımızı oluşturuyor.

Bu duyguları çocukken eksik veya yanlış şekilde aldıysak, mevcut kurduğumuz ilişkilerde de aynı şekilde devam ettirmemiz ve sonunda mutsuz olmamız olasıdır.

Nedir bu dört kavram? Eksikliği veya yanlışlığı nerededir?

1-İlgi:

Ailemizden almaya ihtiyaç duyduğumuz en önemli duygu ilgi. İlgi bize değer verildiğini ve önemsendiğimizi hissettirir.

Eğer ki, ailede ilgi kavramı “kontrol etme” ile karıştırıldıysa, örneğin, “Nerede kaldın, ne yaptın” gibi sorularla sert bir hesap sorma varsa, kişide öfke, sıkıntı ve yetersizlik gibi duygular yaratır.

2- Kendimiz olarak kabul görme özgürlüğü:

Ne olursa olsun, hangi koşullarda var olursanız olun, sevileceğinizi hissetmeniz müthiş bir özgürlük verir. Kendiniz gibi olmak ve değer görmek en doğal hakkınızdır.

Eğer ki, koşullu sevgi ile büyütüldüyseniz, örneğin “derslerimden hep iyi not alırsam sevilirim” gibi, yetişkin olduğunuzda kurduğunuz ilişkilerde “bunu yaparsam beni sever” modellemesi ile ilerliyor olabilirsiniz. Bu kodlara sahip yetişkinlerin, kendilerini tanımaktan uzaklaştıklarını ve sonunda kendilerine yabancılaştıkları için mutsuz olduklarını görmemiz olasıdır.

3- Takdir:

Ailede takdir göremeyen çocuklarda, yetişkin olduklarında iş yerinde onaylanmak için ya da eşinden takdir görmek için kendilerini hırpaladıklarını görebiliyoruz.

Öncelikle önerim kendinize takdir vermenizdir çünkü kendinize veremediğiniz her duyguyu dışarıdan almaya kalktığınızda bağımlılık geliştirip, bir süre sonra köle haline dönüşerek mutsuz olmanız olasıdır.

4- Şefkat:

Duygusal yakınlık ve yargılamadan konuşulabilir olmak şefkatin temel gereksinimlerinden biridir. Kişinin olduğu gibi davranmasının teşvik edilmesi ve yaptıklarına şefkat ile yaklaşılması, onu daha mutlu ve özgüvenli bir insan yapacaktır.

Ancak ailede eleştiri ile daha iyisini yapabileceğine inandırılan bir çocuk, yetişkin bir yönetici olduğunda çalışanlarının her tavrını yargılayarak, onları takdir etmeden eksiklerini bulup çıkararak motive edebileceğini sanıyor olabilir. Ya da eşiyle ilişkisinde, en ufak bir olayda bile memnuniyetsizliğini dile getirip, hep daha fazlasını isteyerek eşinin kendisine daha fazla bağlanacağını düşünüyor olabilir.    

Daha mutlu ilişkiler kurabilmek, bu dört kavramı hayatınıza doğru bir şekilde yerleştirmek ile başlar.

Bunu yapabilmeniz için en öncelikli önerim şudur:

Hayatta kurduğunuz en uzun ilişkinin kendinizle olduğunu daima hatırlayın. Tüm bu kavramları başkasından önce kendinize eksiksiz ve tam anlamıyla vermelisiniz. Bunu yaptığınızda, dışarıdan bu duyguları almaya karşı bağımlılığınız yok olacak ve özgürleşmiş olacaksınız. Yaptığım koçluk çalışmalarında, kişilerin bu kavramları bulup tamamlamalarına yardımcı olarak, daha tatminkar ve huzurlu bir hayata adım attıklarını, hem aile içinde hem de iş ve sosyal çevrelerindeki ilişkilerini daha sağlamlaştırdıklarını görüyorum. 

Önceki ve Sonraki
Haberler