EN ÇOK
OKUNAN
YAŞAM - SEYAHAT

İstanbul keşifleri: Beyoğlu'nda iki tarihi apartman

Üç imparatorluğun başkenti İstanbul dünyanın en özel şehirlerinden biri... Tarihi, mimarisi ve doğası ile büyüleyen İstanbul'u tarihçi yazar Meliha Nur Çerçinli ile keşfediyoruz. Ve bu hafta İstiklal Caddesi'ne gidiyoruz...

profil
BT Ekip
14.10.2020
İstanbul keşifleri: Beyoğlu'nda iki tarihi apartman

Kimilerine göre “Pera”, kimilerine göre “Beyoğlu”... İstanbul’un tarih kokan eşsiz semtlerinden biri... Adı gibi güzel bir caddesi var “İstiklal”. İstanbul’da olup da görmeyen yoktur sanırım. Her köşesinde gizlediği bir sevinç,  vaad ettiği bir mutluluk varmışçasına her daim çok sayıda insanın ziyaret ettiği, şehrin dününü ve bugününü bünyesinde muhafaza eden özel bir yer. Öyle ki etrafınıza baktığınızda farklı bir atmosferi hemen hisseder yargılamaların yerini kabullerin aldığı  sizi de içine çeken bir kalabalıkta daha önce pek de deneyimlemediğiniz bir harmoniye şahitlik etmeye başlarsınız. Doğu ve batının hikayesinin birbirlerine aykırı düşmeyecek şekilde sentezlendiği mekanlarda da güzel ve keyifli bir zaman geçirmek isterseniz. Bu caddede yüz yılı aşan tarihiyle dönemin sosyal yaşamının izlerini kolaylıkla görebileceğiniz, bir kültür yuvasına, Mısır Apartmanı’na doğru yol almanızı tavsiye ederiz...


Mısır Apartmanı Abdülhalim Paşa’nın oğlu olan Abbas Halim Paşa’nın kendisine kışlık bir konak olarak inşa ettirdiği altı katlı bir yapıdır. Hovsep Aznavuryan tarafından yapılmıştır. 1905 yılında yapımına başlanmış ancak 1910 yılında tamamlanabilmiş yapının tüm malzemeleri Fransa’dan getirilmiştir. Daha önce de bahsettiğimiz ince ve zarif süslemelerin ön plana çıktığı, Art Nouveau tarzına göre inşa edilmiştir. Özellikle Beyoğlu ve çevresinde bu tarzın örneklerine rastlamak mümkündür. Bina 1940 yılında  Hayri İpar tarafından satın alınmış 2000 yılında geniş çaplı bir restorasyon çalışması yapılmıştır.


Mısır Apartmanı’nda edebiyat ve siyaset alanında seçkin isimler ikamet etmiştir.1936 yılında rahatsızlığı üzerine bir süredir kaldığı Mısır’dan dönen şair Mehmet Akif Ersoy ve Mithat Cemal Kuntay bu isimlerden bazılarıdır. Diş doktoru Sani Günzberg’in muayenehanesinin binada yer alması nedeniyle Atatürk’ün de  zaman zaman buraya geldiği bilinmektedir. Bugün bünyesinde restoran, tiyatro ve sanat galerileri bulunmaktadır.  


Dönemin hakim sanat akımının farklı bir binaya nasıl yansıdığını görmek isterseniz yönünüzü Botter Apartmanı’na çevirebilirsiniz. Bunun için biraz tünele doğru yol almanız gerekir. Saray terzisi olan ve özel tasarımlarıyla meşhur Jean Botter tarafından saray mimarlığı yapan R. D’Aronco’ya yaptırılan bina zemin dahil yedi kattan oluşmakta. Butik, terzihane ve atölyelerin yer aldığı yapı, Osmanlı’nın dönüşüm zamanının kıyafetlere de nasıl yansıdığını gösteren ilk modaevi olması nedeniyle ayrı bir önem sahip. Teşhir ve satış salonları, defile yapılabilecek koridorlar ve aydınlık esas alınarak hazırlanan pencereler, asimetrik giriş bitkisel bezemeler ve aynaların sıkça kullanıldığı yapı, Botter’in müşteri kitlesini etkileyecek her türlü detayın ustaca kurgulandığı ve yaşama geçirildiğinin güzel bir kanıtı. Binanın planının Udine Çağdaş Sanat Galerisi’nde sergileniyor olması mimarın işine ne derece önem verdiğini gözler önüne seriyor.


Bina Botter ailesinin Paris’e gitmesinden  sonra birkaç kez el değiştiriyor banka ve reklam ajansı olarak kullanılıyor günümüzde ise korunmaya alınan bir kültür varlığı. Bu arada romanlara konu olduğunu da ilave etmeliyiz. 

Ruha dokunan tüm ürünleriyle sanatın, kahvenin, çayın ve dost sohbetlerinin  her köşeye sinmiş olduğu Beyoğlu’nda bu ilham veren binaları görerek hikayelerine kulak verebilir, zamanın ruhunu bir kez daha hissedebilirsiniz.

Bonus: İstanbul Keşifleri: Kız Kulesi

 

Önceki ve Sonraki
Haberler