MODA - ALIŞ - VERİŞ

Zamansız başyapıtlar Swatch × Guggenheim koleksiyonuyla giyilebilir sanata dönüştü

Swatch’un, Guggenheim New York ve Venedik’teki Peggy Guggenheim Collection iş birliğiyle hayata geçirdiği yeni koleksiyonu; efsanevi sanatçılar Edgar Degas, Paul Klee, Claude Monet ve Jackson Pollock’un eserlerinden ilham alıyor

profil
BT Ekip
27.01.2026
Zamansız başyapıtlar Swatch × Guggenheim koleksiyonuyla giyilebilir sanata dönüştü

Swatch, Art Journey’nin bir sonraki bölümünü sundu: Swatch × Guggenheim Koleksiyonu. Efsanevi sanatçılar Edgar Degas, Paul Klee, Claude Monet ve Jackson Pollock’un eserlerinden ilham alan bu koleksiyon, dört etkileyici saatten oluşuyor. 

Guggenheim New York ve Venedik’teki Peggy Guggenheim Collection iş birliğiyle hayata geçirilen koleksiyon, Swatch Art Journey kapsamında ilk kez yer alan dünyaca ünlü sanatçıların tasarımlarını giyilebilir bir formda sunuyor.
Swatch’un sanata duyduğu tutku ve sanatı herkes için erişilebilir kılma vizyonundan beslenen bu iş birliği, kökleri 1990’ların başına uzanan uzun soluklu bir ilişkinin en yeni halkasını oluşturuyor. 

Swatch × Guggenheim Koleksiyonu, üçü Guggenheim New York’tan, biri ise Venedik’teki ikonik Peggy Guggenheim Collection’dan olmak üzere dört başyapıttan ilham alıyor.

DEGAS’S DANCERS, Edgar Degas’nın ‘Dancers in Green and Yellow’ (1903) adlı ve şu anda Guggenheim New York’ta sergilenen eserinden ilham alıyor. Sanatçının balerinlerin zarafetini ve dayanıklılığını yakalama tutkusunu, aynı zamanda eserlerinde sıkça başvurduğu dramatik kadraj kullanımını yansıtan bu model, kadranında bir balerinin ayaklarına odaklanan özel bir bakış sunuyor. 

MONET’S PALAZZO DUCALE, Claude Monet’nin ‘The Palazzo Ducale, Seen from San Giorgio Maggiore’ (1908) adlı başyapıtını öne çıkarıyor. Günümüzde Guggenheim New York’ta sergilenen bu eser, Venedik’in görkemli ve tarihi Dükler Sarayı’nı betimleyerek iki Guggenheim kurumunun bulunduğu şehirler arasında incelikli bir bağ kuruyor. 

KLEE’S BAVARIAN DON GIOVANNI, Paul Klee’nin ‘The Bavarian Don

Giovanni’ (1919) adlı eserindeki oyunbaz geometrisini ve sembolik formlarını öne çıkarıyor. Sanatçının örtük bir otoportresi olarak yorumlanan bu eser, etrafı beş kadının ismiyle çevrili, bir merdivene tırmanan bir figürü tasvir ediyor. 

POLLOCK’S ALCHEMY, Amerikan Soyut Dışavurumculuğu’nun öncüsü Jackson Pollock’un ‘Alchemy’ (1947) adlı eserinde yansıttığı ham enerji ve ifade özgürlüğünü yansıtıyor. Modern sanat tarihinin en vizyoner kadınlarından biri tarafından kurulan Venedik’teki Peggy Guggenheim Collection’ın ikonik eserlerinden biri olan bu başyapıt, gerilmemiş tuval üzerine boyayı dökme ve sıçratma tekniğiyle yarattığı devrim niteliğindeki yaklaşımıyla öne çıkıyor. 

 

Önceki ve Sonraki
Haberler