Büyük oyuncular sahnede: Plüton, Satürn, Neptün!
2026, astrolojik takvime göre bir ‘reset yılı’ olarak kodlanmış durumda. Çünkü gökyüzündeki en ağır toplar –Plüton, Satürn ve Neptün– pozisyon değiştiriyor. Bu da bireysel hayatlarımızda olduğu kadar dünya sahnesinde de sarsıntılara yol açacak. 17 Şubat’ta Kova burcunda gerçekleşecek Güneş Tutulması, bireysel özgürlükler ile kolektif sorumluluklar arasındaki dengeyi yılın en başından gündeme taşıyor. Bu tutulma, ‘Sistemin parçası olmak mı, sistemi dönüştürmek mi?’ sorusunu daha görünür kılabilir.
Plüton’un devrimci Kova burcundaki gerilemesi, toplumsal düzenin derinlerine sinmiş ‘kontrol mekanizmalarını’ sorguya açıyor. Yani devletler, sistemler, büyük teknoloji tekelleri…
Artık hiçbir yapı dokunulmaz değil. 2026’da insanlık, ‘Biz kimiz? Bizim için kim karar veriyor?’ sorularıyla yüzleşecek.
Gökyüzünde özellikle Mars ve Uranüs'ün tetiklediği sert açılar, 2026’da savaş senaryoları, askeri hareketlilik ve jeopolitik restleşmelerin daha görünür hale gelmesini sağlayabilir.
Ancak bu, illa ki büyük bir savaş demek değil; bu daha çok bir ‘güç savaşları ve itibar mücadeleleri’ yılı olacak.
Enerji koridorları, dijital casusluk, yapay zekâ savaşları… 2026'nın savaşları artık sadece toprakta değil, veri akışında ve zihinlerde yaşanıyor.
Gökyüzü açıkça uyarıyor:
Liderlik krizi, kolektif bilincin uyanışına hizmet edebilir. İnsanlar artık ‘emirle yaşamak’ değil, ‘bilinçle yönlenmek’ istiyor.
2026 yılı, Türkiye'nin astrolojik haritası açısından toplumsal farkındalığın derinleştiği, değerlerin yeniden gözden geçirildiği bir dönem olabilir. Aslan-Kova aksında gerçekleşecek tutulmalar, özellikle toplumun ortak hedefleri, bireylerin katkısı ve kolektif sorumluluk gibi temaları öne çıkarıyor.
12 Ağustos’ta Aslan burcunda gerçekleşecek olan Güneş Tutulması; görünürlük, liderlik ve ilham kavramlarını daha bilinçli bir zemine taşıyor. Bu tutulma, bireylerin kimden, neden ve nasıl ilham aldığını sorgulamasına alan açarken; toplum genelinde rol modellerin ve kolektif hedeflerin yeniden değerlendirilmesine vesile olabilir. Bu süreçte; özellikle eğitim, bilgi paylaşımı ve toplumsal iletişim kanallarında daha şeffaf ve yapıcı yaklaşımlara duyulan ihtiyaç öne çıkabilir.
Bilinçli bireyler, sorgulayan zihinler ve çözüm odaklı kolektif yaklaşımlar, bu yılın güçlü dinamikleri arasında yer alıyor. 2026, bireysel gelişimin toplumsal refahla buluşabileceği kıymetli bir geçiş yılı olabilir.
Neptün ve Satürn’ün birlikte Koç burcuna geçmesiyle birlikte 2026, dünya için idealizmin gerçeğe çarptığı bir yıl olacak. Liderlik modelleri değişecek; sivil inisiyatifler yükselecek. Çünkü her birey, kendi ateşini yakmak istiyor.
Ve evet, Uranüs’ün İkizler burcundaki ilerleyişi, ‘bilgi savaşı’nı başlatıyor. Artık gerçek ne, yalan ne? Algı mı, analiz mi..? Bunları ayırt etmek hiç bu kadar önemli olmamıştı.
Karma astrolojisine göre bu yıl:
· Geçmişin hayaletleriyle yüzleşip
· Geleceğin potansiyelini hatırladığımız
· Ve bireysel enerjimizi kolektif yarara dönüştürdüğümüz bir eşik olacak.
Bu yıl, dijitalleşmenin merkezinde insaniyetin yeniden tanımlanması yılı. Sadece yapay zekâya değil, öz bilince yatırım yapan kazanacak.
Beden ve tempo meselesi de 2026’nın ana gündemlerinden biri. Bu, bedenle pazarlık yapılan bir yıl değil. Yorgunluklar ‘geçer’ diye bastırıldığında daha net sinyal verir; beden görmezden gelinmekten hoşlanmıyor. 3 Mart’taki Başak burcu Ay Tutulması; düzen, verimlilik ve beden sağlığı konularında farkındalığı artırıyor. Bu dönem, ihmal edilen alışkanlıkların ve ertelenen bakım ihtiyaçlarının daha net şekilde hissedilmesine neden olabilir.
Uyku, mola ve denge bu yıl lüks değil, gereklilik. Burçlar farklı olsa da ortak mesaj aynı: Kendini dinleyen güçlenir, yok sayan zorlanır.
Sağlıklı bir ritim kuranların zihinsel berraklığı da artacak; çünkü bu yıl zihin ile beden aynı takımda oynamak zorunda.
2026 bir davet yılı… Krizleriyle değil, fırsatlarıyla konuşulacak. Retro dönemleriyle değil, içsel aydınlanmalarıyla hatırlanacak. Tutulmalarıyla değil, farkındalık patlamalarıyla yön verecek.
Yılın ortak dersi en sonunda tek cümleye sığıyor: ‘Hızlı olan değil, farkında olan ilerler!’
2026 büyük hamlelerin yılı değil; doğru hamlelerin yılı. Gökyüzü bu yılı karmaşıklaştırmıyor; mesajı aslında oldukça net veriyor. Geriye sadece onu duymak kalıyor: ‘Değişim dışarıdan gelmez; değişim önce gökyüzünde, sonra kalpte başlar.’