Oscar adayları arasında yer alan ve eleştirmenler tarafından yılın en güçlü dramları arasında gösterilen ‘Hamnet’, Chloé Zhao’nun yönetmenliğinde beyazperdeye taşınıyor. Film, William Shakespeare ve eşi Agnes’in, 11 yaşındaki oğulları Hamnet’in ölümünün ardından yaşadıkları derin yas sürecini anlatıyor. Paul Mescal ve Jessie Buckley’nin performanslarıyla öne çıkan yapım, Maggie O’Farrell’ın çok satan romanından uyarlandı.
Gerard Butler ve Morena Baccarin’in başrollerinde yer aldığı ‘Greenland: Kıyamet’ (Greenland 2: Migration), Garrity ailesinin felaket sonrası hayatta kalma mücadelesini yeni bir yolculukla sürdürüyor. Güvenlik gerekçesiyle Grönland’daki sığınaktan ayrılmak zorunda kalan aile, daha güvenli bir yaşam alanı bulmak için yıkıma uğramış bir dünyada zorlu bir göçe çıkar…
Utku Uçar’ın yönettiği ‘Hüddam 6: Cinnet’, serinin altıncı filminde korkuyu insan zihninin karanlık köşelerine taşıyor. Travmatik bir olay sonrası öğretmenlikten uzaklaştırılan Orhan, kullandığı ilaçları bıraktıkça gerçek ile hayal arasındaki çizgiyi kaybetmeye başlar. Orhan, savaş verdiği varlıkların dışarıda değil, kendi zihninde olduğunu fark ettiğinde, kurtuluşun geçmişte işlediği bir günahla yüzleşmekten geçtiğini anlar.
Corin Hardy imzalı ‘Ölümün Sesi’ (Whistle), lanetli bir nesnenin tetiklediği ölümcül bir korku hikâyesi anlatıyor. Bir grup lise öğrencisi, eski bir Aztek Ölüm Düdüğü’nü üflediklerinde çıkan korkunç sesin, gelecekteki ölümlerinin onları avlamaya başladığını keşfeder. Gençler, artan ölümleri durdurmak için lanetin kökenine inmeye çalışır.
Didem İnselel ve Sinan Albayrak’ın başrollerinde yer aldığı ‘Kanto’, aile içi fedakârlıklar ve bastırılmış sırlar etrafında şekillenen bir dram sunuyor. Yıllardır ailesine bakan Sude’nin hayatı, demans hastası kayınvalidesi Saliha’nın eve taşınmasıyla altüst olur. Bir akşam yemeğinin ardından Saliha’nın gizemli şekilde kaybolması, aileyi geçmişle yüzleşmeye zorlar.
Amélie Nothomb’un otobiyografik romanından uyarlanan ‘Küçük Amélie’ (Little Amélie or the Character of Rain), 1960’ların Japonya’sında büyüyen Belçikalı küçük bir kızın dünyayı keşfetme sürecini konu alıyor. Bakıcısı Nishio-san ile kurduğu bağ sayesinde çevresini anlamlandırmaya başlayan Amélie’nin hikâyesi, çocukluğun iç dünyasına şiirsel ve sade bir bakış sunuyor.
Paki, macera pelinde tutan küçük bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Yaramaz, meraklı ve macera tutkunu Pakize, dedesini ziyarete gittiği köyde tesadüfen gizemli bir mağara keşfeder. Ancak bu mağara, sıradan bir yer değildir; masallar diyarına açılan büyülü bir kapıdır! Paki, kendini bir anda renkli ve hayal dolu bir dünyada bulur. Burada hem heyecan verici maceralar yaşar hem de birbirinden ilginç yeni arkadaşlar edinir. Ancak masallar ülkesinde her şey yolunda değildir. Ters giden olayları düzeltmek, dengeyi yeniden sağlamak artık Paki’ye kalmıştır.
Muğla’nın bir köyünde yaşayan hamile bir kadın ile köyün muhtarı arasında köydeki tüm erkeklerin başka şehirlerdeki madenlerde çalışmaya gönderilmesi nedeniyle gerilim yaşanır. Köyde muhtarın kurduğu bu düzene karşı çıkan tek kişi Gülsüm olur. Kızı ile köyün dışında yaşayan yörük kadını Gülsüm, insanlardan uzakta durup doğa ve ormanı tercih ettiği için köydekiler tarafından yadırganır. Yaşanan olaylarda Gülsüm öfkesini kontrol edemez. Bu durum üzerine muhtar onu köyden tecrit eder ve köylülerin onunla iletişim kurmasını yasaklar. Doğurmak üzere olan Gülsüm çaresizlik içerisinde bir seçim yapmak zorundadır; ya sisteme boyun eğecek ya da doğasına güvenecektir.
Dünyanın en popüler K-pop gruplarından Stray Kids, sahne enerjisini sinema perdesine taşıyor. ‘Stray Kids: The dominATE Deneyimi’ (Stray Kids: The dominATE Experience), grubun dominATE adlı dünya turnesi kapsamındaki konser performanslarını; sahne arkası görüntüleri ve üyelerle yapılan özel röportajlarla bir araya getiriyor. IMAX, 4DX ve SCX formatlarında gösterime giren yapım, hayranlara konser atmosferini sinema salonunda yaşama imkânı sunuyor.
Hayata tutunmaya çalışan Çağrı ve Elif; ailevi sorunlar, hastalıklar, maddi sıkıntılar ve gelecek kaygıları arasında boğuşurken, birbirlerinin gözlerinde sığınacak bir liman bulurlar. O paha biçilmez ilk bakış, her ikisinin hayatında derin izler bırakır. Kendi acılarıyla mücadele ederken, başlarını koyacak bir omuz bulmuşlardır artık. Gençliklerine yeni adım attıkları bu dönemde, birlikte vakit geçirdikleri arkadaş grubuyla küçücük dünyalarına kocaman dostlukları sığdırırlar. Hayatın sert yüzüne karşı, birlikte ayakta kalmaya, tutunmaya çalışırlar.