Kim Hye-yoon, Lee Jong-Won ve Kim Jun-han’ın rol aldığı Kore yapımı korku filmi ‘Salmokji: Karanlık Sular’ (Salmokji: Whispering Water), Salmokji Baraj Gölü’nde çekilen görüntülerde gizemli bir siluetin ortaya çıkması üzerine çekimleri yenilemek için bölgeye giden Su-in ve ekibinin açıklanamayan olaylarla karşılaşmasını ve gölden kaçmaya çalıştıkça kendilerini büyüyen bir kâbusun içinde bulmasını anlatıyor.
Amanda Seyfried, Christopher Abbott ve Nathan Fielder’ın rol aldığı ‘Her Şey Ortada’ (You Can See Everything), yakın dönemin en büyük dolandırıcılık hikâyelerinden biri olan Theranos’un kurucusu Elizabeth Holmes’ün, cezaevine girmeden 34 gün önce film ekibini evine davet etmesiyle başlayan ve üç yıla yayılan akıl almaz süreci anlatıyor.
Vedat İnceefe, Eren Vurdem ve Ömer Kurt’un başrollerini paylaştığı yerli biyografik dram ‘Çatlı 2’, Paris’teki bir saldırıdan kurtularak Fransız polisine yakalanan Abdullah Çatlı’nın yabancı bir hapishaneden yurda dönüş mücadelesini ve eşi Meral ile Türk istihbaratının bu süreçteki rolünü anlatıyor.
Javier Bardem’in başrolünü üstlendiği ‘En Sevdiğim’ (The Beloved), son derece başarılı bir yönetmen olan Esteban’ın yıllardır görüşmediği kızıyla yeniden bir araya gelerek ortak bir film projesine girişmesini ve bu süreçte ikisini de yüzleşmeye zorlayan geçmişin yükünü ve kırgınlıkları anlatıyor.
Zikr-i Cin
Mustafa Zeren, Belma Mamati ve Seda Arslan’ın rol aldığı yerli korku filmi ‘Zikr-i Cin’, lüks bir villada buluşan eski arkadaşların telefonlarına gelen “Öldür ya da öl” talimatlarıyla, on üç yıl önce aynı yerde diri diri yanan genç bir kızın sırrıyla bağlantılı ölümcül olayların hedefi olmasını anlatıyor.
‘Nöbet’, prestijli bir hastanenin acil servisinde staja başlayan genç doktor Margot'nun, hastalarında ortaya çıkan gizemli belirtilerle kendi bedeninde yaşadığı ürkütücü değişimler arasında bir bağlantı keşfetmesini anlatıyor. Hayatını insanları iyileştirmeye adamayı hayal eden Margot, ülkenin en yoğun ve rekabetçi acil servislerinden birinde çalışma fırsatı yakalar. Mesleki kariyerinin başlangıcında önemli bir adım attığını düşünen genç kadın, kendisini kanıtlamak ve başarılı bir doktor olabilmek için büyük bir çaba gösterir. Ancak hastanedeki yoğun çalışma temposu, bitmek bilmeyen nöbetler ve sürekli baskı altında karar verme zorunluluğu, Margot'nun beklediğinden çok daha zorlu bir süreç yaşamasına neden olur. Yeni çalışma ortamına alışmaya çalışırken hastaneye başvuran bazı genç hastalarda alışılmadık belirtiler fark etmeye başlar. İlk bakışta birbirinden bağımsız görünen bu vakalar, açıklanması güç benzerlikler taşır.