YAŞAM - KEŞİF Mayıs ayında uğramanız gereken 3 mekan Yazarımız Ahmet Faik Karanis, Mayıs ayında midenizi şenlendirecek yepyeni mekan önerileriyle karşınızda. Bu ay lezzetli ve farklı bir tat arayışındaysanız bu 3 öneriye kulak verin. 13 PAYLAŞIM
profil
Ahmet Faik Karanis
03.05.2017
Banner

Etin ustası Cüneyt Aşan o kadar iyi öğrenciler yetiştirdi ki sektörde, şimdi hepsi yetiştiği yerin civarında kendine ait restoranlarını açıyor. Scarlet’i açan Süleyman Dilek’te bunlardan biri. Diğer steakhouselar gibi  ahşap masalar ve sırt kısmı X şeklinde olan sandalyeler kullanmayan mekan mermer zemini ve masaları ve İstanbul’un en uzun barlarından birine sahip çok şık dekorasyonuyla on üzerinden on puan aldı benden. Lokumundan, kuzu kafesine, şaşlığından, burgerina birçok lezzeti deneyimlediğim ve beğendiğim Scarlet’te klasik steakhouse menüsünden farklı olarak yaptıkları et sushileri ve Brezilya dönerinin ciddi talep göreceğinden yüzde yüz eminim. Muadillerinden farklı olarak her hafta DJ performanslarının da yer alacağı Scarlet’in barı, çok sevdiğim barmen Tayfun Kalan’a emanet.

Etiler Mahallesi, Seher Yıldız Sk. No:3 Beşiktaş/İstanbul

Eskinin La Vie En Rose’u, şimdinin Avlu Yeniköy’ü oldu. İstanbul’un en yeni mekanlarından biri burası. Fine Dining yaklaşımına alternatif getiren Avlu’nun amacı büyük tabaklarda gelen küçük yemeklere karşın, lezzetli ve samimi yemeklerin doyurucu porsiyonlarla misafirlerle buluşması. Bu benim en sevdiğim kafa. En sevdiğim kafa diyorum ama ben buranın yemeklerini henüz tatmadım. Ama deneyimlediğim o kadar keyifli bir kahvaltıları vardı ki lezzetlerin devamıyla ilgili ciddi referans olacak cinsten. İki kişilik kahvaltının 75 TL (dört çay dahil) olduğu Avlu’nun kahvaltılık ürün seçimleri oldukça başarılı. Hatta acukaları için efsane yorumunu bile yapabiliriz. Kahvaltı menüsünde sıcaklar her mekanda olduğu gibi ekstra. Benim gibi Eggs Benedict seviyorsanız burada gözünüz kapalı sipariş edebilirsiniz kendisini.

 Yeniköy Mahallesi, Köybaşı Cd. 80/A, 34464 Sarıyer/İstanbul

Bursa’ya gidip İskender’de iskender yemeyen yoktur herhalde. Hani şu şehir merkezinde, önünde sürekli kuyruk olan mavi tenteli bir dükkan var ya, oradan bahsediyorum. Benim de her Bursa’ya gidişimde muhakkak uğradığım o muazzam iskenderci İskender artık Nişantaşı’nda. Pardon iskender değil, döner kebabı demem gerekiyordu aslında. Çünkü bizim iskender diye bildiğimiz o yemeğin gerçek adı aslında döner kebabıymış. Yıllarca yemeğin adı markanın adıyla anılır olmuş. Nişantaşı’nda Şakayık Sokak’ta açılan ve İskenderoğlu ailesinin 150 yıllık hikayesinin anlatıldığı oldukça şık bir dekorasyona sahip İskender’de eti bol döner kebabınızı yerken, geleneği tamamlayan kuru üzümden hazırlanmış Osmanlı şırasından içmeyi de ihmal etmeyin. 

Yorumlar
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.
ÜYE GİRİŞİ
ÜYELİK FORMU
BUSE TERİM ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR
Önceki ve Sonraki
Haberler