İYİ HİSSET - SAĞLIK Erken doğum hakkında doğru bilinen 3 yanlış Bebek bekleyen annelerin en büyük endişeleri, erken doğum. Erken doğum hakkında doğru bilinen yanlışları Op. Dr. Erhan Karaalp yazdı. 16 PAYLAŞIM
profil
Op. Dr. Erhan Karaalp
08.11.2018
Banner

Erken doğum yani prematüre doğum 20.-37. gebelik haftaları arasında olan doğumlara denir.

Günümüzde yaklaşık her yüz doğumdan ortalama 10’ u erken doğum ile olur ve erken doğum, bebeğin sağlığını riske atacak solunum problemleri, beyin içi kanamaları, görme kayıpları, zeka ve motor fonksiyon bozuklukları, bağırsak problemleri gibi birçok olumsuz faktörü de beraberinde getirebilir.

Erken doğumların çok büyük bir kısmı önlenebilir. Eğer ağrılar anne tarafından fark edilmiş ve ihmal edilmemiş, geç kalınmamış ise. Erken doğumların az bir kısmı ise her ne yapılırsa yapılsın önlenemeyebilir.

Gelelim doğru bilinen yanlışlara:

1- Erken doğum ağrı ile başlar.

Doğum eyleminin başladığını gösteren belirtiler ağrı, su gelişi ve kanamadır. Ağrı bunlardan en önemlisi ve en sık karşılaşılan olanı olsa da her doğum, ağrı ile başlamayabilir. Ağrı olmadan suyun gelmesi, ağrı olmadan kanamanın olması da tek başına bir doğum başlangıcı olabilir.

2- Vajinal ultrason ve cinsel ilişki düşüğe ve erken doğuma neden olur.

Vajinal ultrasonda ultrason cihazı, vajene yerleştirilir, bebeğin olduğu yer olan rahimle hiçbir teması yoktur. Bu ultrasonun erken doğuma ya da düşüğe neden olmasının aksine rahim ağzı uzunluğunu ölçüme daha doğru ve detaylı bilgi vermesi sebebiyle ekstra faydası vardır.

Aynı şekilde cinsel ilişkinin tıbben kanıtlanmış erken doğum riski yarattığı bir durum söz konusu değildir, fakat enfeksiyon, vajinal kanama veya bebeğin eşinin doğum yolunu kapattığı durumlarda (plasenta previa) ilişki kısıtlaması getirilebilir.

3- Sürekli yatmak erken doğumu önler

Erken doğum tehdidi durumunda hastanın fiziksel aktivitesini azaltması önerilir, ancak bu sürekli yatakta kalmak, hiç kalkmamak ve devamlı yatmak anlamına gelmez. Tam tersine sürekli hareketsizlik hali, istenmeyen pıhtılaşma problemlerine neden olabilir. Sürekli yatma halinin erken doğumda bebeğin anne karnında kalabilme süresini arttırdığına dair hiçbir bilimsel veri yoktur.

Aslında unutulmaması gereken en hassas nokta, erken doğumda 37. haftaya ne kadar yakın olduğumuzdur. Bu yakınlık bize kuvözde az zaman geçirmeyi, geçirdiğimiz zamanda çok az müdahaleye maruz kalmayı sağlar. Ne yazık ki örneğin, 24. hafta doğan bir bebekle 35. haftasında doğan bir bebeğin küvöz süreleri de küvözdeki tedavi dozları da bir olmaz.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.
ÜYE GİRİŞİ
ÜYELİK FORMU
BUSE TERİM ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR
Önceki ve Sonraki
Haberler