EN ÇOK
OKUNAN
YAŞAM - SEYAHAT

Vizesiz tatil için beş öneri

Yurt dışında tatil yapmayı düşünüyor ama vize prosedürleriyle uğraşmak istemiyorsanız, rotanızı Türkiye’den vize istemeyen ülkelere çevirebilirsiniz. İşte size; dünyanın dört bir yanından denize, kuma, tarihe, eğlenceye, kültüre doyacağınız ve vize almadan gidebileceğiniz beş tatil önerisi. Tek ihtiyacınız bir uçak bileti ve bir valiz

Vizesiz tatil için beş öneri

Şarm El-Şheikh ya da kısaca Şarm, Mısır'ın Güney Sina ilinde yer alan bir tatil kenti ve turizm merkezidir. Kent, Sina yarımadasının güney ucunda, Sina Dağı’yla Kızıldeniz arasındaki kıyı şeridinde yer alıyor. 1960'lı yıllarda Mısır-İsrail savaşı nedeni ile Sina yarımadasının Mısır'a ait bölgelerinin tamamı İsrail tarafından işgal edilmişti. İsrail daha önce çöl olan bu bölgeyi yeşillendirmiş ve çölü modern bir vaha haline getirmiş. Yapıları, otelleri, marinaları, gece kulüpleri, kumarhaneleri ile turistik bir şehir olan Şarm El Sheikh, aynı zamanda mercan resiflerine yakınlığı nedeniyle bir dalgıçlık merkezidir. Dünyanın en güzel denizlerinden birisi olan ve rengarenk canlıları ile herkesi büyüleyen Kızıldeniz, Sina Dağları ve Sina Çölü’nün benzersiz manzaraları ve burada yaşayan insanların ilginç kültürleri, her mevsim uygun iklimi, muhteşem deniz ürünleri, hareketli gece hayatı, her bütçeye ve ihtiyaca uygun çok sayıda otel, çok çeşitli spor ve aktivite turizmi imkanları ile Sharm El Sheikh, vize talep etmemesiyle de en ç ok tercih edilen tatil destinasyonlarından biri. Ayrıca Sharm El Sheikh’den Kahire, Ürdün ve İsrail’i günübirlik ziyaret etme imkanına da sahip olabilirsiniz. Sharm El Sheikh’de turistler için birbirinden konforlu beş yıldızlı oteller, tatil köyleri ve resortlar yer alıyor. Bunlardan ikisi de Rixos gruba ait. Bunlardan biri olan Rixos Sharm El Sheikh Adult Friendly; sadece 16 yaş üstü misafirleri ağırlıyor. Rixos Sharm El-Sheikh; çölün, Kızıldeniz'in tertemiz sularıyla buluştuğu Nabq Koyu'nda yer alan lüks bir resort. Resort, Akabe Körfezi'nin ve Tiran Adası'nın muhteşem manzarası eşliğinde, yemyeşil bahçelerinin ardındaki palmiye ağaçlarıyla çevrili, altın kumlara doğru uzanıyor. Rixos Premium Seagate ise çocuklu aileler için birebir. Rixos Sharm El-Sheikh gibi Kızıldeniz’in dalış bölgesinde yer alan bu resort, büyük havuzları, kaydırakları, oyun alanları ile çocuklarıyla tatil yapmak isteyenlerin tüm ihtiyaçlarına yanıt veriyor.


Hindistan'dan bir gözyaşı damlası gibi ayrılan ve Arapların 'Beklenmedik şeyler ülkesi' dediği Sri Lanka; yemyeşil ormanları, geneline yayılan huzurlu havası ve doğasıyla saklı bir vaha gibi. Sri Lanka veya resmi adıyla Sri Lanka Demokratik Sosyalist Cumhuriyeti; Güney Asya'da, Hindistan'ın 31 kilometre güneyinde ve Hint Okyanusu'nda bulunan bir ada ülkesi. 1972 yılından önce Seylan olarak bilinen ülke, Hint Okyanusu'nun İncisi olarak da adlandırılıyor. Muhteşem plajları, çay tarlaları ve antik şehirleriyle ünlü olan ülkede; skuba dalışı yapabilir, bir fil yetimhanesini ve şarkı söyleyen balıklarla dolu bir gölü ziyaret edebilir ya da ormanları, mabetleri ve tapınakları keşfedebilirsiniz. Eski adıyla Seylan olarak bilinen bu ada ülkesi, 21 milyon kişiye ve sekiz Dünya Mirası alanına ev sahipliği yapıyor. Sri Lanka'da başkentten ayrılıp biraz içerilere, özellikle de çay üretiminin yapıldığı bölgelere doğru gitmek isterseniz biraz zorlu bir yolculuğu göze almanız gerekiyor. Çünkü her ne kadar ülkede hiçbir yer birbirinde çok fazla uzak olmasa da; daracık ve çoğu kez yerleşim alanlarının içinden geçen yollar, iki saat sürebilecek bir yolculuğu beş-altı saate kadar çıkarabiliyor. Ama Sri Lanka'ya kadar gidip de Golden Temple of Dambulla'yı yani Dambulla Altın Tapınağı'nı ya da Kandy'daki Diş Tapınağı'nı görmeden dönmek olmaz. Dambulla Altın Tapınağı, 1991 yılında Dünya Mirasları listesine girmiş. Bu tapınağa ulaşmak için biraz zorlu bir tırmanmayı göze almanız gerekiyor. Yaklaşık 300 basamaklık bir merdiven tırmanışından sonra ulaşılan Dambulla Altın Tapınağı, önemli bir Budist mabedi ve manastırı. MÖ 2'nci yüzyıldan beri kutsal bir yer olan tapınak, 'Altın Tapınak' lakabını yaldızlı iç mekanından alıyor. Tapınak büyük bir kayanın içine oyulmuş beş ayrı mağaradan oluşuyor. Başlarda saklanma mekanı olarak kullanılan mağaralar, 15. ve 16. yüzyıllarda muhtelif krallar tarafından çeşitli resimlerle süslenmiş. Buradaki beş ayrı mağarada toplam 160 adet heykel bulunuyor. Bu heykellerin en meşhuru da 15 metre boyundaki Yatan Buda heykeli. Duvar resimleri ise 2100 metrekareye yayılmış. Budizm'den önce eski Sri Lankalılar bu mağaralarda yaşarlarmış, öyle ki mağaralarda 2 bin 700 yıl öncesine ait insan kemikleri bulunmuş.


Arjantin, topraklarının büyük bölümü Güney Amerika kıtasının güneyini kaplayan Güney Konisi’nde yer alan ülke. İsmini İtalyanca gümüş anlamına gelen Argentina kelimesinden alan Arjantin; Güney Amerika’nın dördüncü, dünyanın ise sekizinci büyük ülkesi. Büyüleyici plajları, tarihi hazineleri, dünyanın en zengin biyolojik çeşitliliğine sahip Patagonya gibi doğal rezervleri ve görkemli dağların yamaçlarında kurulmuş kayak merkezleri ile turizm açısından oldukça zengin olan Arjantin’in başkenti Buenos Aires; hem ülkenin kültürel merkezi, hem de en çok ziyaret edilen şehri. 24 saat uyumayan ve hareketli yaşamıyla ünlü Buenos Aires, milyonlarca insanın katıldığı festivalleri, 5 yıldızlı otelleri ve gece hayatı seçenekleriyle de tanınıyor. Mendoza, Cordoba, Ushuaia ve Salta ise yüzlerce yıllık kiliseleri ve Taş Devri’ne uzanan koleksiyonlara sahip dünyaca ünlü müzeleriyle Arjantin’in diğer önemli şehirleri arasında. Hayvancılığın yaygın olduğu ülkede Gaucho kovboyları, ulusal bir simge haline gelmiş durumda ve kovboylarla çıkılan safariler çok seviliyor. Güney yarımkürede yer aldığı için Türkiye’nin tam tersi mevsim döngüsüne sahip olan Arjantin, deniz ve doğa turizminden kültürel ve tarihi gezilere kadar her mevsim pek çok alternatif turizm olanağı sunuyor.


Brezilya, Güney Amerika'nın en büyük ve en kalabalık ülkesidir. Özellikle futboluyla ve ünlü Rio Karnavalı'yla bilinir. Ancak bunlardan ibaret olmayıp müthiş bir çeşitliliğe sahiptir. Nefes kesen gökdelenleriyle Sao Paula'dan yağmur ormanlarına ve Iguaçu Şelalesi'ne kadar çok çeşitli ve birbirinden güzel görülecek yerleri vardır. Brezilya; farklı renklerin, tatların ve seslerin ülkesidir. Bu çeşitlilikten ötürü tek bir Brezilya'nın değil, kendi içinde beş Brezilya'nın olduğu söylenebilir. Güneydoğu Brezilya; Rio de Janerio ve Sao Paulo gibi büyük yerleşim ve ticaret merkezlerinin olduğu bölgedir. Buna karşılık Kuzey Brezilya, içinden dünyanın en görkemli nehri Amazon'un aktığı ve bu nehri çevreleyen dünyanın akciğeri olarak sayılan Amazon Yağmur Ormanları ile kaplı bir bölgedir. Güneybatı Brezilya ise eşsiz güzellikteki kumsalların olduğu Bahia bölgesi ve yoğun siyah nüfusuyla ünlüdür. Tarım bölgesi Orta Batı Brezilya ve Avrupa esintilerinin olduğu Güney Brezilya ise bu ilginç ülkenin diğer bölgelerdir. Rio de Janeiro; eşsiz güzellikteki coğrafyası, masmavi denizi, kumsalları ve tabii ki karnavalıyla ünlü bir şehirdir. Özellikle Rio Karnavalı, bu şehre gelmek için başlı başına bir sebeptir. Yaklaşık iki hafta süren festival boyunca binlerce turist şehre akın eder. Karnavaldan sonra Rio de Janeiro ile özdeşleşen bir diğer şey ise, 2007'de dünyanın yeni yedi harikasından biri seçilen Corcovado yani İsa Heykeli'dir. Corcovado tepesinde yer alan bu heykel, 30 metrelik boyuyla nefes kesicidir. Bu noktadan seyredilebilen Rio manzarası ise mutlaka görülmelidir. Rio'nun en ünlü kumsalı Copacabana'dır. Sahil boyunca çeşitli barlar, kafeler, restoranlar ve oteller yer alır. Turistlerin birçoğu buradan denize girmeyi tercih eder. Güneybatı Brezilya'da yer alan Bahia, özellikle Salvador şehriyle ünlüdür. Salvador, rengarenk binaların olduğu çok güzel bir şehirdir. Şehir merkezi UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alır. Brezilya ile Arjantin sınırında yer alan devasa Iguaçu Şelalesi’ni ise her yıl binlerce turist ziyaret eder. Aslında Iguaçu (İguasu) tek bir şelaleden değil, çeşitli boylarda 275 şelaleden oluşan büyük bir alandır. Tamamen yağmur ormanlarıyla çevrili bir bölge olan Iguaçu, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alır.


Tayland, Hindiçin yarımadasının orta kısmında bulunan bir Güneydoğu Asya ülkesidir ve Asya’nın en önemli turizm destinasyonlarından biridir. Çin, Malezya ve Hong Kong’dan sonra bölgenin en çok turist çeken ülkesi konumundadır. Ülke coğrafi bakımdan dört bölgeye ayrılır. Dağlık kuzey bölgesi renkli orkideler ve otantik el sanatlarının diyarıdır. Yüksek yaylaların bulunduğu Kuzey Doğu bölgesi arkeolojik ve antropolojik gizemlerle doludur. Ovalık orta kesimde ise uçsuz bucaksız pirinç tarlaları ve meyve bahçeleri uzanır. Ülkenin doğu plajları ve başkent Bangkok da bu bölgede yer alır. En ucunda Malezya’nın yer aldığı yarımada biçimindeki güneyde ise ülkenin Phuket, Pattaya gibi ünlü tropikal plajları ve ıssız adaları bulunur. Başkent Bangkok, Tayland’a ait yaşam tarzının tam anlamıyla hissedildiği şehirlerden biridir. Bangkok, Thai dilinde ‘Melekler şehri’ anlamına gelir. Ayrıca Bangkok’ta 400’den fazla tapınak olduğu için ‘Tapınaklar şehri’ olarak da bilinir. Şehirde birçok tapınak UNESCO koruması altındadır. Wat Pho, Wat Arun, Wat Traimit; Bangkok’un en ünlü tapınaklarındandır. Turistik açıdan oldukça ilgi gören Maenam Chao Phraya Nehri, aynı zamanda önemli bir su yoludur. Kral Rama III Anıtı, Ulusal Müze, Pag Khalong Talat Parkı, 50 metreye varan kraliyet kayıkları; şehrin diğer önemli turistik cazibeleri arasındadır. Phuket, Tayland'ın en büyük adasıdır. Palmiye ağaçlarının altında güneşlenmek, masmavi denizde serinlemek, su altı ve su üstü sporları yapmak için oldukça ideal bir ada olan Phuket, ayrıca golf federasyonu tarafından tescillenmiş golf sahalarıyla da ünlüdür. Pattaya; eğlence, alışveriş, spor, deniz-kum-güneş ile tatilde ihtiyaç duyulabilecek birçok aktiviteye olanak sağlayan turistik bir bölgedir ve yılda yaklaşık 5 milyon turisti ağırlar.


Önceki ve Sonraki
Haberler