İYİ HİSSET - SAĞLIK Yumurtalık rezervi neden azalır? Doğurganlık çağında olan bir kadının yumurta keselerinin, aynı yaş aralığındaki diğer kadınlara oranla daha az olması durumu, azalmış yumurta rezervi olarak tanımlanabilir. Prof. Dr. Bülent Tıraş bilgi verdi.
profil
Prof. Dr. Bülent Tıraş
03.08.2019
Yumurtalık rezervi neden azalır?

Azalmış yumurta rezervi ve PRP tedavisi 
Doğurganlık çağında olan bir kadının yumurta keselerinin, aynı yaş aralığındaki diğer kadınlara oranla daha az olması durumu, azalmış yumurta rezervi olarak tanımlanabilir. Stres, sigara ve alkol kullanımı, yoğun iş yaşamı ve buna bağlı düzensiz ve sağlıksız beslenme gibi modern yaşamın getirdiği yaşam koşulları ve yine kadınların iş hayatında daha fazla yer almasına bağlı çocuk sahibi olma yaşının ertelenmesi, giderek daha fazla kadının yumurtalık rezervinde azalma durumu ile karşılaşmasına neden olmaktadır. Tüp bebek tedavisi söz konusu olduğunda, yumurta rezervlerinin durumu oldukça önemlidir.

Azalmış yumurta rezervi, aşağıdaki durumlara bağlı olarak görülebilir;
•    Özellikle 40 yaş üstü anne adaylarda; kadın hastalıkları, yumurtalık ile ilgili geçirilen operasyonlar, kanser tedavileri ve ilaç tedaviler gibi mevcut risk faktörleri, 
•    Geçmiş tüp bebek tedavisi uygulamalarında elde edilen yumurta sayısının üçten az olması, 
•    Ultrason muayenesi sırasında yapılan rezerv testinin değerlerinin düşük olması. 

Yumurtalık rezervi neden azalır?
Kadınlar, sahip oldukları tüm yumurtalıklar ile dünyaya gelirler. Yumurtlamanın başlaması ve yaşın ilerlemesi ile birlikte, mevcut yumurta sayıları da azalır. Ayrıca, yumurta sayısını azaltan başka faktörler de vardır. Yumurtalık rezervinin azalması, aşağıdaki kişilerde daha hızlı gerçekleşmektedir;
•    Çikolata kisti olan kadınlar, 
•    Kansere bağlı kullanılan ilaçlar ve ışın tedavisi görmüş olmak, 
•    Kist ve yumurtalık ameliyatı geçirmiş olmak, 
•    Aşırı kilolu olmak, 
•    Erken menapoz riskinin daha yüksek olması, 
•    35 yaşın üzerinde olmak, 
•    Alkol ve sigara bağımlılığına sahip olmak, 
•    Bazı genetik hastalıklara sahip olmak

Ergenlik çağına girilmesi ile birlikte, kadınlar her ay yumurtlamaya başlar ve bununla birlikte kadınlarda üreme çağı da başlar. Bu süre, ortalama 30 yıl sürer ve bu süreçte kadınların yumurtalık rezervi giderek azalır. Modern tıptaki gelişmeler sayesinde, kadınların üreme döngüsüne müdahale edebilen ve doğurganlığı olumlu etkileyen tedavi seçenekleri vardır ve PRP, bunlar arasında son dönemde en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Damarlardan elde edilen zengin plazmaların, hücreleri uyarmak için kullanılmasını içeren PRP tedavisi, yumurtalıkların uyarılmasını tetiklemektedir. Yumurtalık ile ilgili sorun yaşayan kadınlar için uygulanan PRP tedavisi ile ilgili yapılan bir araştırma, ortalama %40 oranında bir başarı elde edildiğini göstermiştir. Yumurta sayısının artmasının yanı sıra, PRP tedavisi uygulanan kadınların doğal yolla hamile kalma şansının %20 oranında arttığını gösteren çalışmalar da mevcuttur. 

PRP öncesi nelere dikkat edilmelidir?
Azalmış yumurta rezervi, tüp bebek tedavisindeki başarısızlıklar ya da doğurganlığı arttırmak gibi nedenlere bağlı olarak PRP tedavisi uygulamaya karar verdiyseniz, tedavi öncesinde dikkat etmeniz gereken bazı noktalar olduğunu da bilmelisiniz. Doktorlar, PRP tedavisi öncesinde şunlara dikkat etmenizi önermektedir;

•    PRP öncesi açlık süresi minimum 8 saat olmalıdır, 
•    Tedaviye karar verildikten sonra alkolden ve sigaran uzak durulmalıdır, 
•    Kan sulandırıcı ilaçlar ve romatizmal ilaçlar gibi bazı ilaçlardan uzak durulmalıdır. 

PRP sonrası nelere dikkat edilmelidir?
PRP tedavisi, hastanede yatış gerektiren bir tedavi değildir ve ortalama 1 saat hastanede dinlendikten sonra taburcu olunabilir. Tedavi sonrasında, aşağıdakilere de dikkat etmeniz önerilmektedir;
•    24 saat evde istirahat edilmelidir, 
•    İlk gün banyo yapılmamalıdır, 
•    1 hafta süreyle cinsel ilişki yaşanmamalıdır, 
•    Ağır spor ya da bedensel işlerden uzak durulmalıdır, 
•   Tedavi sonrasında bir süre yağlı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalı ve sindirimi kolay, kabızlığı önleyecek besinler tercih edilmelidir. 

 

 

Önceki ve Sonraki
Haberler