İYİ HİSSET - SAĞLIK

Deprem korkusunu yenmek için uzman önerileri

Deprem, kapımıza geleceği kesin ama ne zaman geleceği belli olmayan sevimsiz bir akraba gibi hayatımızın bir gerçeği. Kaygılı bir beklenti içindeyiz. Bazen bu beklenti farkındalık alanımızdan çıkıyor. Yer oynamadıkça unutuyoruz sanki… Sonra ülkenin bir noktasında bir deprem oluyor ve hepimizi yoğun bir korku salıyor. Zihnimiz deprem düşünceleri ile doluyor, tetikte beklemeye başlıyoruz, uykularımız kaçıyor ve kendimizce tedbirler almaya çalışıyoruz. Klinik Psikolog Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu önerilerde bulundu.

profil
BT Ekip
28.01.2020
Deprem korkusunu yenmek için uzman önerileri

Günümüzde depremler yıkım ve ölümle sonuçlanan doğal afetlerin başında geliyor. Türkiye’de 2000-2017 yılları arasında olan depremlerde 960 kişi hayatını kaybetti. Deprem yarattığı ölüm tehdidi ile korku verdiği kadar, insanın bedeninin alışık olduğu sabit mekanın sarsılması sıra dışı bir olay olduğu için de çok korku yaratıyor. Araştırmalarda insanlar deprem sırasında hissettikleri korkuyu depremin olumsuz sonuçlarından bağımsız olarak çok yüksek bildiriyorlar. Bu yüksek korku yatkınlığı olan insanlarda kalp krizi tetikleyebiliyor ve ölümle sonuçlanabiliyor. Nitekim Elazığ depremi sırasında da Adıyaman, Kahramanmaraş ve Diyarbakır’da kalp krizi geçirerek yaşamını kaybedenler oldu. Deprem sırasında yaşanan korku yüzünden insanların en az %80’i kontrollerini kaybediyor ve kendilerini korumak için gerekli davranışları gösteremiyorlar. Bu korku ve kontrol kaybı insanların önemli bir kısmında uzun vadede kalıcılaşıyor ve travmatik stres sorunlarının gelişmesine yol açıyor.


Deprem korkusunu gündelik yaşamımızda kontrol altına almamız bizim deprem sırasında makul bir soğukkanlıkla kendimizi korumak için gerekli davranışları sergilememiz için önem taşıyor.  İlginç bir şekilde günümüzde pek çok kişi daha çok depremin ne zaman olacağını tahmin etmeye çalışarak bu korkularını yatıştırmaya çalışıyorlar. Bunun için internette deprem tahmini aramaları yapıyorlar, deprem tahmini yapan kişileri sosyal medyada sıkı takibe alıyorlar, TV’lerdeki uzmanların verdikleri bilgilerden çıkarım yapmaya çalışıyorlar, telefonlarına indirdikleri uygulamalar aracılığıyla olan depremleri takip ediyorlar ya da çevrelerinde olan bitenden – hava sıcaklığından, hayvan davranışlarından, gökyüzünden vb - tahmin deniyorlar. Depremin ne zaman olacağını kestirmenin hazırlanmak için fırsat yaratacağına inanıyorlar ve aldıkları bilgiler onları anlık olarak rahatlatıyor. Ancak kulağa makul gibi gelebilecek bu davranışların tek yaptığı sadece korkuyu beslemek oluyor çünkü deprem ne zaman olacağı tahmin edilebilir bir olay değil (en azından şimdilik) ve onu kestirmeye çalışmanın yarattığı anlık rahatlama kalıcı değil. Üstelik bu davranışlar insanların asıl almaları gereken tedbirlerin önüne geçiyorlar.


Deprem korkusunu doğru yönetmenin ve olabilecek bir depreme hazırlanmanın 4 yolu var:

1. Depremin ne zaman olacağını tahmin etmek için yapılan her davranışı sonlandırmalıyız. 
2. Deprem olduğunda hayatımızı kurtarmayacak ama bugün korkumuzu azaltmak için yaptıklarımızı bırakmalıyız (örn. karanlıkta uyumamak, evde yalnız kalmamak, banyo yapmamak ya da kısa sürede banyo yapmak, dışarı çıkılabilecek kıyafetlerle uyumak gibi).
3.Depreme hazırlık için gerekli gerçek tedbirleri almalıyız. Binamızın güvenli olduğuna dair bilgi almak, deprem sırasında yapılacakları belirlemek ve tatbikatını yapmak, deprem sonrası çıkış planı yapmak, deprem çantası hazırlamak, toplanma alanlarını belirlemek gibi.
4. Radikal kabul: Deprem maalesef olacak, bunu kökten kabul etmemiz ve korkumuzla içimizde yüzleşmemiz gerekiyor. Onu tahmin ederek atlatmaya çalışmak yerine olacağını kabul etmek, hazırlıklı olmak ve korkuya rağmen hayatımıza devam etmek şu an yapabileceğimiz en doğru şey. 


Önceki ve Sonraki
Haberler