YAŞAM - SEYAHAT Vizesiz Ukrayna'ya hafta sonu kaçamağı Ukrayna Türkiye’den vize istemiyor. Ülkeye vizesiz ve hatta sadece kimliğiniz ile giriş yapmak mümkün. Fiyatların son derece uygun olması, gece hayatı, zengin mutfağı ve tarihi zenginlikleriyle son yıllarda turistlerin akınına uğruyor. Seyahat yazarı Selin Semerci, sizleri konumu nedeniyle hem Avrupa’dan hem de Rusya’dan etkiler taşıyan Ukrayna'ya kısa bir yolculuğa çıkarıyor. 13 PAYLAŞIM
Eklenme Tarihi
11.11.2018
Banner

Başkent Kiev, hem modern hem de tarihi mirasıyla görülmeye değer renkli bir şehir.  Şehrin kültürel mirasının önemli bir bölümünü birbirinden renkli Ortodoks kilise ve katedralleri oluşturuyor. Bunlar arasında en çok; geniş avlusu ile St. Sofia Katedrali, Masmavi rengi ve altın işlemeleri ile göz dolduran St. Mikael Kilisesi, tepelerin arkasından göz kırpan St. Andrews kilisesi dikkat çekiyor. Şehrin modern yüzünü ise Khreshchatyk gibi lüks caddeler oluşturuyor. Bu caddelerde lüks alışveriş merkezleri, dükkanlar, restoranlar, kafeler ve gece kulüpleri var.

 

Başkent Kiev’den bir ortaçağ şehri olan Lviv’e yataklı gece trenlerleriyle geçebilirsiniz. Bu yolculuklar yaklaşık 8 saat sürüyor ve kişi başı fiyatı 50 dolar. Yolculuğu tercihinize göre 2 ya da daha fazla kişi ile gerçekleştirebilirsiniz. Orta kalitede olan bu trenler oldukça güvenli, temiz ve eğlenceli. Ukraynalılar tarafından yoğun talep gördüğü için biletlerinizi çok önceden almanızda fayda var.

 

Bandura Ukrayna’nın geleneksel müzik aleti. Son derece huzur veren ve sesi arpı andıran bu çalgı aleti Ukrayna eğlence kültürü içinde önemli bir yere sahip. Bandura’yı Ukrayna sokaklarında dolaşırken dinleme şansı bulabileceğiniz gibi Bandura çalan grupların olduğu mekanlara giderek de dinleyebilirsiniz.

 

Ukrayna’nın en önemli sembollerinden biri de vişne likörü. Bu likörü Drunken Cherry adında pek çok yerde şubesi olan mekanlarda denemeniz mümkün. Mekanların kırmızı ağırlıklı art deco tarzı da oldukça dikkat çekiyor. Likörü çok beğenirseniz kristal bardakları ile birlikte satılan şişelerinden satın alabilirsiniz.

 

Lviv ortaçağ masallarından fırlamış, sepya tonlarda romantik ve son derece Avrupai bir şehir. Öyle ki Lviv’e gittiğinizde kendinizi Avrupa’nın bir şehrinde hissedeceksiniz. Şehrin bu Avrupa esintisi 1700’lerden 1900’lere kadar Habsburg/Avusturya Hanedanına bağlı olmasından kaynaklanıyor. Bu dönemden Lviv’e Avusturyalılardan pek çok bina ve yapı miras kalmış. Şehrin tarihi binalarla dolu sokakları son derece kalabalık, güvenli ve cıvıl cıvıl. Birbirinden enteresan kafe ve restoranları ile keşfedilmeyi bekliyor. Lviv, Polonya sınırına sadece 70 km mesafede, eğer uslanmaz bir gezginseniz bu yakınlık gitmişken Polonya’yı da keşfetmek için size güzel bir mazeret sunacak.

Lviv'i adım adım keşfetmeye ne dersiniz? Mutlaka uğramanız gereken yerleri sizler için bir araya getirdim:

16. yüzyılda Rönesans mimari tarzında inşa edilmiş bu tarihi yapının muhteşem bir avlusu var. Bu avluda bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir kafe de mevcut.

 

Tarihi binalarla dolu bu meydanı ve meydana açılan sokakları mutlaka keşfetmelisiniz.  Bu meydanda bulunan küçük dükkanlardan alışveriş yapıp, renkli kafe ve restoranlarda yemek yiyebilirsiniz.

 

Turistler arasında son derece popüler olan bu restorana gitmeden önce mutlaka rezervasyon yapmalısınız. İçerisi oldukça ilginç ve sıcak bir atmosfere sahip. Eğer kahvaltıya gidecek olursanız piyona konserine denk gelmeniz de mümkün.

 

Pravada Beer Theatre Lviv’de eğlencenin kalbini oluşturuyor. Dışardan biraz turistik gibi görünse de Ukraynalıların eğlenmek için sıklıkla tercih ettikleri mekanda, Ukraynalı canlı müzik gruplarının performanslarını dinleyebilirsiniz. Şarkılarını ilk defa duyacak olsanız bile onları dinlerken kendinizi dans ederken ya da ritim tutarken bulacasınız.

 

Burası Lviv’de en çok fotoğraf çektirilen mekan olabilir. 4 katlı binanın giriş katında bir hediyelik eşya satan dükkanlar diğer katlarında ise farklı konseptlerde kafeler var. Teras katında ise bir araba var, yukarı gelenler bu araba ile fotoğraf çektirmek için yarış halindeler. Teras oldukça ufak olduğu için kalabalık arasından sıyırılıp fotoğraf çektirmek epey emek istiyor.

 

Staroievreska Sokağı tepeden ışıklarla süslenmiş, havalar güzelken bahçelerinde keyif yapabileceğiniz pek çok restorana sahip hareketli bir sokak. Günbatımında sonra bir şeyler içmek ya da yemek için uğrayabilirsiniz.

 

Ukrayna kahvesi ile meşhur olan bir ülke değil ancak Lviv Coffee Manufacture’ın kendine has bir tarzı ve denemeye değer bir kahvesi var. Mekanın atmosferi ve girişindeki küçük dükkanı içinizi ısıtacak.

 

House of Scientists

Bu bina için Lviv’in en etkileyici binası demek mümkün. Bina 1800’lerde Avusturyalı mimarlar tarafından kumarhane olarak inşa edilmiş. Bugün ise çeşitli etkinliklerin organize edildiği bir bina olarak kullanılıyor. Girişinden itibaren sizi etkisi altına alacak binada birbirinden ilginç odalarla karşılaşacaksınız.

Atlas Restoran

Lviv’in tatlı ve tarihi atmosferini deneyimlemek için en doğru adreslerden. Hem dış terası hem de iç mekan dekorasyonu ile size hep hatırlayacağınız bir deneyim yaşatacak. Bu restoranda yemek yiyebileceğiniz gibi bir şeyler içmek içinde uğrayabilirsiniz.

Lviv El Yapımı Çikolatacısı

Ukrayna’da pek çok yerde çikolatacılar var. Dünya genelinde Ukraynalıların çikolataları meşhur değil ancak kendi içinde çikolata üretimine oldukça önem veriyorlar. Lviv El Yapımı Çikolatacısı tarihi atmosferi ve lezzetli çikolata seçenekleri ile sizi bekliyor.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.
ÜYE GİRİŞİ
ÜYELİK FORMU
BUSE TERİM ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR
Önceki ve Sonraki
Haberler