YAŞAM - SEYAHAT Hafta sonu kaçamağı: Trabzon Hafta sonu İstanbul trafiğinden ve kalabalığından uzaklaşmaya ne dersiniz? İş ve okul stresinden kaçmak ve bol bol lezzetli yemekler tatmak için istikamet bu kez Trabzon!
profil
Mina Karanis
11.03.2016
Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Yemyeşil yollardan, Maçka ilçesine bağlı Hamsiköy’e doğru yola çıktık. Hamsiköy zamanında Çin'den Avrupa’ya uzanan meşhur İpek Yolu’nun güzergahı üzerinde, deve kervanlarının konaklama yeriymiş. Günümüzde ise leziz sütlacıyla biliniyor. Biz meşhur Niyazi Usta’dan sütlacımızı alıp tepelere çıktık ve vadi manzarasına karşı, hafif yağmur yağarken, büyük bir afiyetle yedik. Sütlacı tam kıvamındaydı, şekeri az, yoğunluğu ne sıvı ne katı, üzerinde enfes fındıklar.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Yöresel lezzetlerden almak isterseniz Pekünlü Merkez Pide’nin yakınında Özer Çiftlik var. Seyahat için paketlenmiş olan ürünleri de mevcut. Trabzon dil peyniri ve fındık ezmesi almadan dönmeyelim dedik.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Merkeze arabayla 10 dakika mesafede olan Hilton Garden Inn’e doğru yola çıktık. Otel yeni açılmış ve odaları hem ferah hem deniz manzaralı. Gittiğimiz hafta sonu turist yoğunluğu nedeniyle genellikle oteller doluydu; bu yüzden gitmeden rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Otelin sabah açık büfesi vardı, özellikle dolma ve kuymağını çok beğendim. Havalar güzelleştiğinde açık havada denize karşı kahvaltı yapması ayrı keyifli olacaktır.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Kahvaltı sonrasında önce Atatürk Köşkü, ardından Uzungöl olarak rotamızı belirledik. Atatürk Köşkü, merkeze 10 dakika uzaklıkta bulunuyor. Zamanında Atatürk’ün konakladığı köşkün özellikle bahçesi görülmeye değer. Trabzonlu gelinler genelde fotoğraflarını orada çektiriyormuş; bahçesinin renkleri ve ağaçları o kadar güzel ki, bizler de fotoğraf çektirmeye doyamadık.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Sabahında yemyeşil Altındere Vadisi’nin kuş ve dere sesinin huzuruyla uyandık. Sümela Manastırı’na doğru yola çıktık arabayla. Yamacı tırmanırken fotoğraf çekmek için çok güzel noktalar vardı. Sümela Manastırı tadilattan dolayı 2-3 sene kapalı olacakmış. Gene de manzarayı görmek adına tepeye çıkmanızı öneririm. Sonrasında aşağıya patikadan ağaçların arasından yürüyerek indik. Biz inerken güneş yerini yağmura bıraktı. Trabzon’da Mart ayında dört mevsim bir arada yaşanıyor, üzerinizde ince bir yağmurlukla yürüyüş yapmanızı öneririm.

Aşağıya indiğimizde Sümela Manastırı Sosyal Tesisleri’nde yöresel kahvaltı yedik; kuymak, sıcak salatalık turşusu, kaygana... Kahvaltısı çok çeşitli değil ama tatmin edici.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Cuma akşamı gece vardık Trabzon’a. Havaalanından Sümela Manastırı Sosyal Tesisleri’nin bungalovlarına geldik. 6 tane bungalovu var ve içerisi odun sobası ile ısınıyor, şansımıza hava da soğuk olmadığı için evin sıcaklığı yeterliydi ama normalde soğuk olabiliyormuş o yüzden hazırlıklı gitmenizi öneririm.Gökyüzüne baktığınızda yıldızların parlaklığından gözünüzü alamıyorsunuz.  Şöminenin karşısında teknolojiden ve şehrin kalabalığından uzak, doğanın sesiyle bir gece geçirdik. Yiyecek içecek alışverişinizi yapıp gidin, akşam açık bir yer yok etrafta.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Uzungöl'e varışımız, merkezden 1 saate yakın sürdü; ağaçların, dağların arasında, temiz hava ve yeşillikler içerisinde yolun uzunluğunu anlamadan gittik. Düzensiz yapılaşma ve turistik otellerin sayısının artması, bu eşsiz güzelliğin eski fotoğraflarındaki doğallığını kaybetmesine yol açmış. Yine de gidilmesini tavsiye ediyorum, Trabzon’un bu doğa harikasını görmeden dönmek olmaz. Yazın turist akınına uğradığı için adım atacak yer kalmıyormuş, bu nedenle daha önceki aylarda gitmenizi öneririm. Ancak restoranlar, sezon ve turist olmaması nedeniyle pek misafirperver değillerdi; umduğumuzu değil bulduğumuzu yiyebildik.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Hamsiköy'ün ardından, merkeze doğru yola çıkmaya karar verdik ama önce o kadar gelmişken Zigana taraflarını da görelim dedik. Geçide yakın, yol kenarında satıcıların önünde durduk. Pestil, cevizli sucuk, kuşburnu, bal gibi köylerden gelen ürünler satılıyor. Ayrıca çok da kibarlar, hemen ne varsa ikram edip, tattırmaya başladılar. Bu arada Trabzon’da dört mevsim bir arada yaşanıyor derken gerçekten de öyle; yağmurdan sonra Zigana'nın sırtlarında bir anda karla karşılaştık.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Zigana taraflarından, merkeze doğru devam ettik yolumuza. Merkezde ilk olarak Akçay Döner’e gittik. Döneri odun ateşinde pişiriyorlar ve gramla satış yapıyorlar. Yediğim en başarılı dönerlerden, bir döner ne kadar farklı olabilir sorusunun cevabını öğrenmiş oldum sayelerinde.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Sonrasında Pekünlü Merkez Pide’ye yürüdük. Akçay Döner’den çarşının içinden yürüyerek 10 dakika yürüme mesafesi uzaklığındaydı. Pidelerin hazırlanma süresi 20-30 dakika sürüyor çünkü sipariş verildikten sonra hamuru açıp fırına atıyorlar. Masaya getirdikten sonra da üzerine tereyağ ve yumurta sarısı eklendi. Şiddetle denemenizi tavsiye ediyorum. Açık karışık pidesini çok beğendim, aynı zamanda kapalı pide de yapıyorlar.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Günün sonunda Nejla Hanım’dan laz böreğimizi alıp, havaalanının yolunu tuttuk. Trabzon’u yiyip döndüğümüz doğrudur. Hafta sonunda Trabzon’a gitmek isteyenler istedikleri konuda çekinmeden danışabilirler, şimdiden afiyet olsun.

Not: Nemli bir iklimi var yağmurluk alın yanınıza. Gezilecek yerler birbirine uzak, araba kiralamanızı öneririm. Uçak saatleri Cuma ve Pazar geç saatte mevcut.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Hızımızı alamayıp yemek turumuza devam ettik ve Özdemir Kasabı’na geldik. Burada kiloyla et yiyebiliyorsunuz. Köftesi ve pirzolası çok başarılıydı, bir de yanına açık ayran eklenince tam bir lezzet şöleni.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon

Yürüyüşümüzü yapıp oksijenimizi depoladıktan sonra merkeze doğru yola çıktık; Sürmene Yılmaz Pide bir sonraki durağımız. Trabzonlular en iyi pideci konusunda ikiye ayrılmış durumda; kimisi Bozo Pide diyor kimisi Sürmene Yılmaz Pide. Eminim ikisi de birbirinden güzeldir, havasından mıdır bilinmez, biz ne yesek beğendik. Sürmene Yılmaz’ın pidesi, Pekünlü’de yediğimiz pideye göre daha inceydi, hamur açılış şekli daha farklıydı ama ikisi de birbirinden lezzetli; özellikle kavurmalı olanı çok beğendim.

Hafta sonu kaçamağı: Trabzon
Önceki ve Sonraki
Haberler