İYİ HİSSET - SAĞLIK Hamilelik depresyonu nedir? Hamilelik, anne adayları için geleceğe daha güvenli, daha mutlu bakış ve umudu barındıran bir zaman süreci olmakla birlikte aynı zamanda da anne adayının kendini kırılgan hissedebildiği ve duygusal iniş-çıkışların yaşandığı bir zaman dilimidir. Uzman Klinik Psikolog Durul Mert, hamilelik depresyonuyla baş etmenin yollarını yazdı.
profil
Uzman Psikolog Durul Mert
18.06.2018
Hamilelik depresyonu nedir?

Hamilelik, bütün kadınlar dolayısıyla tüm aile bireyleri için çok farklı bir süreçtir. Son zamanlarda bu konuyla ilgili çokça araştırma yapılmış olmakla birlikte biz bu yazımızda hamileliğe farklı bir açıdan yaklaşmaya çalışacağız. ABD’ de yapılan araştırmalar, hamilelikte her yüz kadından onunun depresyon geçirdiğini tespit etmiştir. Her anne adayı hamilelik döneminde bir depresyon yaşayacak diye bir durum yoktur ancak bu süreç birçok anne adayı için kontrol edemediği duygusal gel-gitlerin yaşandığı karmaşık bir zaman sürecidir.

Hamilelik sürecindeki endişelerimiz

Bu süreçte yaşanan temel endişeler neredeyse birbirinin aynıdır: Bebeği beklerken aslında nasıl bir deneyim sürecinin kendisini bekliyor olduğunu bilememek tam anlamıyla bir belirsizlik! Acaba nasıl bir hamilelik dönemi geçireceğim? Doğumda herhangi bir problemle karşılaşır mıyım? Nasıl bir bebeğim olacak? Anne olmak zor bir görev ve ben bu görevi yerine getirebilecek miyim? Hamilelik döneminden korkuyorum bunu nasıl atlatabilirim?

Hem çocuk sahibi olmak istiyorum hem de doğumdan korkuyorum ne yapmam gerekiyor?

Tekrar eski formuma kavuşabilecek miyim? Diye uzayıp giden bir problem ve endişe listesiyle karşı karşıya kalabiliriz bu dönemde

En çok sorulan soru: Eski formuma tekrar kavuşabilecek miyim?

Tüm bunların yanı sıra bir de bu dönemde anne adaylarının formlarını koruma endişesi de başlar. Yediğine, içtiğine, hareketlerine dikkat etmek zorunda olduğunu hisseder ve kendisine bu konularla ilgili türlü kısıtlamalar getirir. Bu kısıtlamalarla birlikte bebeğin sağlıklı doğup doğmayacağı, doğumun rahat olup olmayacağı, iyi anne olup olunmayacağı hakkında endişeler belirir. Hamilelik nasıl geçerse geçsin anne adaylarında bu döneme özgü bazı psikofizyolojik belirtiler olur ki bu da annenin daha kırılgan, hassas ve duygusallık açısında inişli çıkışlı bir grafik çizmesine neden olur.

Hamilelikte yaşanan belli başli dönemler

Hamileliği üçer aylık dönemlere ayırırsak ki buna trimester denilmektedir. Her trimesterinde kendi içinde anneye zorluk ve korku yaşatan kendini adeta başkalaşmış hissettiren bazı dönemsel özellikleri vardır. Hamileliğin ilk üç aylık periyodu tam bir bilinmezlik ve bilinmezlikten korku şeklinde ortaya çıkar. Anne adayı hamilesin sözünü duymuştur ve karnında yavrusunu taşıdığı gerçeğine ulaşmıştır ama hala bebeğini tam olarak hissedememektedir bu da anne adayında bir gerginlik yaratabilir. Bu dönem ayrıca deneyimsizliğin doruklarda dolaştığı ve korkuların üst düzeyde olduğu bazı doğru bilinen yanlışların çok olduğu bir dönemdir. Bu da başlı başına bir stres kaynağıdır.

Testlerin anne ve baba üzerindeki psikolojik etkileri

İkinci üç aylık süreçte anne artık bebeğini tam olarak hissetmekte ama yapılan bazı testler ve o testlerin sonuçlarını öğrenmek çok farklı bir gerginliğe sebep olmaktadır. Yapılan testlerde bebeğin gelişimi hakkında kesin sonuçlara varılır. Tüm bu süreç, bebeği kaybetme riskini içerdiğinden, çiftin psikolojik durumunu olumsuz etkiler.

Son üç aylık döneme girildiğinde ise annenin bedeninin değiştiği ve doğumun yaklaştığı dönemdir.

"Artık çekici değil miyim?"

Doğumdan sonra cinselliğin tekrar eski ritmine oturması aylarca sürebilir nadiren bir yılı aşan bir sürede de cinsellik eski ritmine ulaşmayabilir. Artık aile içinde rolü değişmiştir bir süre için kendini bir eşten ziyade anne olarak görecektir. Bu durum uzadığı takdirde evlilik için tekrar geri gelmeyen sıkıntılı bir dönem olabilir.

"Kendimi korunmaya muhtaç hissediyorum"

Hamilelik ile birlikte yaşam döngüsü bir madalyonun iki tarafı gibi algılanır ve sorgulanmaya başlanır. Doğmak daha farklı bir bakış açısıyla yaşamak daha farklı bir bakış açısıyla ölüm de çok farklı bir açıyla değerlendirilir. Artık anne adayının daha önceden çok farkına varamadığı bu üçleme daha derinlemesine düşündüğü bir kavram döngüsü halini almıştır. Bu dönemde anne adayı kendini her zamankinden daha fazla korunmaya muhtaç ve zayıf hissedebilir. Nasıl bir anne olacağı ile ilgili kaygıları yoğunlaşır. En iyi anne kendisi olmak ister. Hata yapmaktan çok korkar ve yoğun suçluluklar yaşayabilir. Tüm bu sebeplerden hamilelik çok mutlu bir dönem olsa da, aynı zamanda korkutucudur da.

“Eyvah ya hamilelik dönemim kötü geçerse!”

Yapılan çalışmalar, kötü bir hamilelik dönemi geçiren kadınların, diğerlerine göre 2 kat daha fazla doğum sonrası depresyon geçirmeye yatkın olduklarını göstermektedir. Bu noktada doğuma hazırlanan anne adayının hamilelik öncesindeki kişilik yapısı önemli rol oynamaktadır. Aslında hamilelik doğal bir stres olarak değerlendirilmelidir. Daha önceki hamileliğe karşı olumlu ya da olumsuz algılar, bu dönemin yaşanmasında karşımıza çıkmaktadır.

Hamilelik dönemin eş ve yakin çevrenin tutumu

Bu dönemde yaşanan süreçlerin önemli aşamalarından biri de yakın çevrenin ve eşin tutumudur. Dönemsel olarak bazı durumlarda anne adayı içine kapanık tavırlar sergileyebilir ve bu durumda eş ihmal edildiğini düşünebilir. Bu düşünce aslında bencilce bir düşüncedir, genelde dönemsel özelliklerin bilinmemesinden kaynaklanabilir. Bu süreçte eşin verdiği destek anne adayının bu durumdan rahatça çıkmasına yardımcı olmaktadır. Hamileliğin son aylarında görülen içe kapanma sonrasında, kişinin tekrar eski düzenine ulaşması zaman alır.

“Peki bu dönemde psikolojik bir yardım almalı mıyım?”

Peki, birçok anne adayının bu dönem için sorduğu genel soru şudur: Eğer bu dönemde psikolojik bir baskı hissedersek psikolojik danışmanlık almamız gerekir mi? Sonuçta hamilelik, doğal bir yaşam stresi olarak değerlendirilmelidir. Bu döneme ait beklentilerdeki olumsuzluk ve sosyal psikolojik durumdaki değişimler, hamileliğin gidişini etkiler. Bu nedenle ilk dönemden başlayarak, hamile çifti beraber değerlendirmeye almak, konu hakkında bilgi ve beklentilerini, annelik ve babalık rollerine ait düşünce ve tutumlarını değerlendirmek var olan eksiklikleri gidermek ve en önemlisi psikolojik desteğin verilmesi, kişide oluşan negatif beklentileri indirip, hamileliğin doğal gelişimsel boyutunun yaşanmasına ve iyi geçmesine yardımcı olacaktır.

Önceki ve Sonraki
Haberler