EĞLENCE - KÜLTÜR SANAT Tatilde izlenecek en iyi 10 film Önümüzde upuzun bir tatil daha varken, bu listeyi yapmamak olmazdı. Herkes Mikonos, Bodrum, Kaş ve İbiza tatillerini bitirdiyse, biraz da evde film izleyelim, ne dersiniz? 0 PAYLAŞIM
profil
Terim Arıcan
27.08.2017
Banner

Bu filme mütevazi bir başyapıt demek, pek de yanlış olmaz. Orta yaşlı iki yakın arkadaşın çıktığı bekarlığa veda seyahati, onları hiç beklemedikleri, bambaşka yerlere götürecektir. Paul Giamatti’nin kariyerinin en iyi oyunculuklarından birini sergilediği film; ince mizahı, doğal, samimi, gösterişsiz akışı, güzel yemek ve şarapları ve pek tabi ki şahane caz müzikleri ile listemizin ilk sırasında. “Sideway” gösterime girdiği sene, en iyi film dahil, 5 dalda Oscar adaylığı kazanmıştı.

Bir 80’ler klasiği olan bu filmde, genç Ferris’in okulu asıp, kendine izin ilan ettiği bir günü yaşıyoruz. Ferris Bueller rolüyle şov yapan Matthew Broderick, filmi izlemek için başlı başına bir neden. Ayrıca dönemin gençliği neler yapardı diye merak edenleri de fazlasıyla tatmin edecek bir yapım.

Bazı bağımsız filmler çok güzel! Gerçek anlamıyla her bir ferdinin hayatta “kaybeden” olduğu bir aile; küçük kızlarının hayalini gerçekleştirmek için bir araya geliyor ve uzun bir yolculuğa çıkıyor. Steve Carell, Greg Kinnear, Paul Dano, Toni Collette, Abigail Breslin ve bu filmle en iyi yardımcı oyuncu Oscarı kazanan Alan Arkin gibi muazzam oyuncuların bir araya geldiği “Little Miss Sunshine” listedeki favorilerimden.

Müzikleri, genç oyuncularının enfes performansları ve usta işi Stephen King senaryosuyla “Stand by Me” gerçek bir sinema klasiği. Eğer hala izlemediyseniz, bu tatil izlemeniz gereken ilk filminiz belli. Doğruya doğru, çocukluk arkadaşlıklarının yerini hiçbir şey tutmuyor.

Başarılı yönetmen Alfonso Cuaron’un “Harry Potter”, “Children of Men” ve “Gravity” filmleri öncesinde piyasaya adını duyurmasını sağlayan “Y Tu Mama Tambien”, oyuncular Diego Luna ve Gael Garcia Bernal’e de haklı bir şöhret kazandırmıştı. İki genç Meksikalı’nın hiçbir şey düşünmeden çıktığı yolculuğa, orta yaşlı güzel bir kadının da eklenmesiyle işler değişecektir. Son dönemin en güzel yol filmlerinden biri kabul edilen yapım, en iyi senaryo dalında da Oscar adaylığı bulunuyor.

Okuldaki ezik imajlarından kurtulup artık “havalı” olarak anılmak istenen üç lise öğrencisi çılgın bir doğum günü partisi düzenlemek isterler. Sonuçları ise beklediklerinden çok farklı olacak, ülke çapında bir “olaya” dönüşecektir. Senarist, yönetmen ve oyuncularının genç ve gelecek vaat eden isimler olduğu “Project X”; hiç düşmeyen temposu, şahane müzikleri ve enerjisiyle sizi de çok eğlendirecek.

Lise hayatını kimseye bulaşmadan, sessiz sakin geçirmeyi planlayan Greg’in hayalleri suya düşecektir. Annesi ondan, yakın zamanda kanser teşhisi koyulan sınıf arkadaşı Rachel ile arkadaşlık kurmasını ister. Önce istemeye istemeye başlayan bu ilişki, bir süre sonra çok duygusal bir dostluğa dönüşecektir. Bir uçak yolculuğu sırasında izlediğim ve unutamadığım, Amerikan bağımsız sinemasının kaliteli yapımlarından biri olan “Me, Earl and Dying Girl” gerçekten favorilerimden. Film yayınladığı zaman Sundance Film Festivali’nde de büyük övgüler almıştı.

Şöyle ayaklarımı uzatayım; soluksuz, temiz bir aksiyon filmi izleyeyim tatilde diyenlere cevabım “Unstoppable”. Usta yönetmen Tony Scott’ın intihar etmeden önceki son işi olan filmde, başrolde usta oyuncu Denzel Washington, son dönemin parlayan isimlerinden Chris Pine eşlik ediyor. Kahramanlarımız, ihmaller sonucunda, tonlarca kimyasal madde ile son sürat raylarda gezen bir treni durdurmaya çalışıyorlar. Tony Scott’ın usta işi çekimleri; yalın, abartısız, heyecan dolu akışıyla “Unstoppable” listemizin önemli filmlerinden biri.

Mayıs 1976’da lisenin son gününde geçen hikayesiyle “Dazed And Confused”, tam bir gençlik komedisi. Türünün en iyi örneklerinden biri sayılan 1993 yapımı filmin sürprizi ise gencecik halleriyle Matthew McConaughey, Milla Jovovich ve Ben Affleck gibi yıldızları izlemek.

Listemizin son filmi, güldürürken kâh düşündüren, kâh hüzünlendiren bir Adam Sandler filmi. Hem de karşısında dünyalar tatlısı Drew Barrymore var. Bağlanmaktan her daim korkan Henry, sonunda hayatının aşkını bulduğunu düşünürken; sevdiği kadının hafıza sorunları olduğunu ve her şeyi ertesi güne unuttuğunu fark eder. Artık her yeni gün sevdiği kadını kendisine bir kez daha âşık etmelidir. Patlamış mısırınızı ve sevdiklerinizi yanına alıp, bu güzel filmi benim için izleyin. 

Yorumlar
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.
ÜYE GİRİŞİ
ÜYELİK FORMU
BUSE TERİM ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR
Önceki ve Sonraki
Haberler