YAŞAM - KEŞİF İstanbul'un en nostaljik 6 pastanesi 36 PAYLAŞIM
profil
Ahmet Faik Karanis
10.07.2016
Banner
Kalemi, kağıdı, telefonu hazırlayın ve her gün önlerinden geçtiğinize inandığım, belki de hiçbirini şimdiye kadar denemediğiniz bu muazzam nostaljik pastane duraklarını acilen yapılacaklar listenize ekleyin.

Avrupa etkisiyle Osmanlı mutfağına giren pastacılık ürünlerinin ilk tadıldığı yerin İstanbul olduğunu biliyor muydunuz? Eskiden hem az bulunması, hem de pahalı bir yiyecek olması sebebiyle sadece zenginlerin damak tadını şenlendiren şeker, halk tarafından sadece bayramlarda, düğünlerde tüketilirmiş. Şimdi şekerin ve pastacılığın geldiği yeri düşünürsek halimize şükretmemiz gerektiği aşikar. Konuya tarihsel girdim ama sözü günümüze getireceğim, merak etmeyin. Geçtiğimiz haftalarda İstanbul’u en güzel anlatan adam Saffet Emre Tonguç ile birlikte, geçmişi ortalama 100 yıla dayanan “nostaljik” İstanbul pastanelerini dolaştık ve keyifli bir gün geçirdik. İşte her gün önünden geçtiğiniz ama tarihini bilmediğiniz 6 nostaljik pastane…

İstanbul’da pastacılık deyince akla ilk gelen yerlerden biri Baylan. 87 yıllık bir geçmişe sahip olan mekan, İstanbul’un ilk pastanesi olmasa da, kurulduğu günden bu yana aralıksız olarak faaliyetine devam eden, yaşayan en eski pastane olma özelliğini taşıyor. Arnavutluk’tan göç eden Filip Lenas tarafından Loryan adıyla açıldıktan sonra 1934’de Baylan adını alan işletme; ilk şubesini Beyoğlu’da açsa da Karaköy ve Gayrettepe dönemlerinin ardından bugün sadece Bebek ve Kadıköy’de hizmet vermeye devam ediyor. Trüf, Kup Griye (favorim), Adisababa, Montebianco, Karamel ve Moncheri, mekanın klasik ve vazgeçilmez lezzetleri.

1987 yılında kapılarını açan Gezi Pastanesi, katkı maddesi içermeyen (yüzde yüz doğal) el yapımı ürünler ortaya koyuyor. Tiramisuyu Türkiye’de ilk yapan pastane olarak da bilinen Gezi, her yörenin kendine özgü ürünlerini, özel olarak üreticisinden taze olarak İstanbul’a getiriyor ve mutfağında kullanıyor. Odun ateşinde pişen ekşi mayalı ekmeklerine aşık olduğum Gezi’nin aynı zamanda olağanüstü lezzette çikolataları mevcut. Tüm bunlar dışında simitler, poğaça çeşitleri, tatlı tuzlu kurabiyeler, közlenmiş patlıcanlı ve peynirli börekas, acıbadem, Şam kurabiyesi ve Fransız kruvasanları ve briocheleri ile yıllardan beri Taksim’de ve geçen sene açılan Göktürk şubesiyle hizmet vermeye devam ediyor.

Monsenior Koço tarafından 1950 yılında dönemin en seçkin semti Cihangir’de açılan Savoy Pastanesi’nin ilginç bir hikayesi var. 1960 yılında Monsenior Koço A.B.D.’ye taşınınca Musevi asıllı Erol Beri ve hemen ardından 1964 yılında Erol Beri’nin akrabası Mordo Levi tarafından devralınan pastanenin bugünkü sahibi, zamanında çırak olarak işe alınan Mahmut Taşçıoğlu. Yıllar boyu kalitesinden asla ödün vermeyen Savoy Pastanesi, 89 yılında bugünkü yeri olan Sıraselviler’e taşınmış. 66 senelik bir tarihi olan pastanenin efsanevi lezzetleri arasında milföy pasta (daha iyisi yok!) ve nostaljik gofret var. Pastalarının yanı sıra kahvaltı servisiyle de kendinden bahsettiren Savoy’un rokokosu dillere destan bir diğer tatlısı.

133 sene önce, Bestekar Udi Cemil Bey’in kurduğu Cemilzade’de sadece lokum, ezme ve badem şekeri satılıyor. Özellikle fındıklı ve güllü lokumları, Hindistan cevizli, meyveli fıstık ve badem ezmesi, susamlı, tarçınlı, naneli, limonlu ve kahveliden oluşan beş çeşit akide şekeri ve tabii ki badem şekerleri buranın demirbaş ürünleri. Son icatları ise çifte kavrulmuş çikolata kaplı badem ezmesi ki ben hayatımda böyle bir şey yemedim diyebilirim. Şimdilerde ailenin 4. kuşağı Barış Cemiloğlu tarafından yönetilen Cemilzade; Selamiçeşme, Şaşkınbakkal, Etiler ve Nişantaşı şubeleriyle kalitesini ve lezzetini ilk günkü gibi sunmaya devam ediyor.

Saffet Emre Tonguç ile olan nostaljik pastane turumuzun en keyifli duraklarından biriydi Karaköy Murat Muhallebicisi. Birbirinden lezzetli sütlü tatlılar deneyimlediğimiz mekan, İstanbul'un yeni filizlenen aşklarının vazgeçilmez buluşma noktasıymış eskiden. Hala da öyle diyorlar aslında. Kocamustafapaşa şubeleriyle başladıkları hikayeleri tam 108 yıllık bir geçmişe dayanıyor. Sütlaçlarına ve keşküllerine hayran olduğum Murat Muhallebicisi sadece tatlılarıyla değil, iyi kahvaltı servisi ve döneriyle de adından söz ettiriyor. 

56 yıllık geçmişiyle İstanbul’un en iyi pastalarını hazırlayan markalardan bir diğeri ise Görgülü. İlk şubesini Aksaray’da açan Görgülü Pastaneleri, şimdi Kızıltoprak, Acıbadem, Çekmeköy ve Erenköy’deki şubeleriyle yıllardan beri süre gelen kalitesini tattırmaya ve değişmeyen o meşhur güler yüzlü servisiyle hizmet vermeye devam ediyor. Pastaları dışında macaronlarının da çok beğenildiğini bildiğim Görgülü’nün kahvaltısı ve yemek menüsü de tercih edilme sebeplerinden. Şubelerden en yeni açılan Acıbadem, tatlılardan Kazandibi favorim.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.
ÜYE GİRİŞİ
ÜYELİK FORMU
BUSE TERİM ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR
Önceki ve Sonraki
Haberler