YAŞAM - EV Ev dekorasyonunda en çok yapılan 4 yanlış İç Mimar Serra Özbay bu kez evinizi tasarlarken yapılması gerekenlere değil, sıkça yapılan yanlışları anlatıyor. Günümüzde iç mekan tasarlarken en sık yapılan dört yanlış ve sonuçlarının kullanıcıyı nasıl etkilediğini öğrenmek için yazımıza göz atın. Bakalım bu yanlışlar size de tanıdık gelecek mi? 47 PAYLAŞIM
profil
Serra Özbay
19.01.2017
Banner

Mekanın büyüklüğü ve planı dikkate alınmadan gelişi güzel yapılmış mobilya alışverişleri çoğunlukla hayal kırıklığı ile sonuçlanır. Mağazada spot ışıkların altında beğendiğiniz kocaman rahat koltuklar eve geldiğinde, " Neyse yemeğe misafir gelince kanepeyi öne çekerim"  gibi söylemlere neden olabilir. Benzer durumları yaşamamak için düzenleyeceğiniz mekanın taslak planını hazırlayıp, alışverişe çıkmanızı öneriyoruz. Günümüzde mobilya mağazalarının neredeyse tümü mimari hizmet veriyor. Mekanın ölçülerini paylaşarak mobilyaların ölçekli bir biçimde çizime yerleştirilmesini talep edin.

"Doğru aydınlatma" başlığı altında sayfalarca yazsak yeridir. Ama işin özü, aydınlatmayı sadece dekoratif bir eleman olarak ele almamak gerektiği. "Bu ev beni basıyor" "Evim çok kasvetli, hiç ışık almıyor" söylemlerinin çoğuna çare olabilecek bir konudan bahsediyoruz. Gün ışığından maksimumda faydalanmak öncelikli kuralımız. Gün ışığından faydalanamadığımız durumlarda iç mekanı homojen bir şekilde aydınlatmak ise işin püf noktası. Işık rengi,  yoğunluğu ve dağılımını inceleyerek ideal değerleri yakalamak mümkün. İç mekanlarda mutlaka gün ışığı rengi ışık kaynaklarını tercih edin. Beyaz ışık ise sadece vitrin veya sergileme alanlarında kullanmaya uygundur. Işığın yoğunluğunu ayarlamak için dimmerlı (karartma ayarlı) sistemleri deneyebilirsiniz. Böylece ışığın yoğunluğunu ihtiyacınıza göre ayarlayabilirsiniz.

Tekdüze, enerjisi düşük bir mekanda yaşamayı kim ister ki? Mekanda birden fazla renk ve doku  kullanmak, o mekanın çok daha enerjik ve zengin gözükmesini sağlar. Eğer bunu bir kural haline getirecek olsak, sloganımız "Her iç mekanda en az üç renk, üç doku!" olurdu. Örneğin; salonunuzun duvarlarında gri renk tercih ettiniz, kanepeniz ise lacivert. Üçüncü rengi tekli koltukta, perdede veya  halı da kullanmayı deneyebilirsiniz. Unutmayın mekanda kullanılan ana renklerden bahsediyoruz, aksesuarlar bu üçlüye dahil değil. Üç doku kuralını da örneklendirecek olursak; Metal aksamlar ve aydınlatma elemanlarında pirinç detaylar kullandığınızı varsayalım, mobilyalarınız ise ahşap, bu durumda üçüncü dokuyu mermer tablalı bir orta sehpayla tamamlayabilirsiniz.

Kullanım amacını ve kullanıcılarını önceden belirleyip, tasarlamadığınız mekanlarda, üzücü sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Mekanları tasarlamadan önce mekanların fonksiyonlarını belirlemek gerekir. Bir mekana birden fazla fonksiyon ekleyebilirsiniz. Kullanım amacı belirlenen mekanlarda en sık hangi kullanıcıların vakit geçireceğinin belirlenmesi de bir diğer önemli konu. Örneğin, evde bir odayı hem ebeveynler için oturma odası hem de çocuklar için oyun odası olarak kullanmaya karar verdiniz. Bu durumda mekanda hem çocukların güvenliği için gereken koşulları sağlayacak,  hem de ebeveynlerinin konforunu etkilemeyecek bir plan yapmalısınız. Yaşlılar ve özel durumu olan kullanıcıların yaşam alanları da mekana eklenecek fonksiyonlar göz önünde bulundurularak,  yaşam kalitesini artırmaya yönelik çözümlerle tasarlanmalıdır.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.
ÜYE GİRİŞİ
ÜYELİK FORMU
BUSE TERİM ÜZERİNDEKİ DİĞER TARTIŞMALAR
Önceki ve Sonraki
Haberler